BİR BAŞKA NOT İÇİN NOT…  

  “Suriye’deki acı gerçek” yazımın pekçok müsbet, biraz da menfi yansıması oldu. “Karamsar tablo çizdiğim”, “Türkiye’nin başarısını karaladığım” iddiaları var. Ben sadece olanları, olmuşları alt alta yazıyor, takdiri ve sonuç çıkarmayı mümkün olduğunca okuyucuya bırakmaya çalışıyorum.

Konuyu bir daha gözden geçirelim. Biz önce Esad’la dost muyduk, kanka mıydık? Elbette, yediğimiz, içtiğimiz ayrı gitmiyordu.

Sonra kankamız Esad, düşmanımız, hasmımız ESED oldu mu?                                     

Bu taşkalanın ortasında milyonlarca Suriyeli gelip bağrımıza saplandı mı?              ABD Temsilciler Meclisi Savunma bütçesinden her yıl üç yüz milyon dolar (ortalama ve 4,5 senedir, neredeyse iki milyar doları bulan) çoğunluğu silah yardımı olan destek nereye, kimlere, hangi gruplara gitti?

Esad bu silahlarla mı yıkıldı?    

Netenyahu Şam’ı ele geçiren lideri telefonla arayıp, hararetle tebrik etti mi? Aynı Netenyahu Suriye’de elini kolunu sallayarak Golan’dan Hermon’a geçti mi, ” Suriye’deki bölgede kalıcı olduklarını, kalacaklarını ” açıkladı mı?..

İstanbul’da kurulan “Suriye Geçici Hükümeti”nden haber var mı? Bu hükümet yöneticileri nerede? Şam’da görev aldılar mı? ÖSO ne oldu? Haber var mı? 

ABD Centcom generali PKK /PYD yöneticileriyle bölgede görüşmedi mi? Güneyimizde Irak’tan sonra Suriye Kürdistan’ı hazırlığı yapılmakta mı?

İçimize salınan ve milletimize milyarlarca dolar yük getiren, artık hiçbir iç ve uluslararası hukuk yönü de kalmamış Suriyeliler konusunu biz kiminle görüşüp halledeceğiz?.. 

Biz bu fethin neresindeyiz?

26 Aralık 2024

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın