Esad -ya da Esed – gitti diyelim. Biz ne olacağız?: Stratejik  Derinlik’te ne yazıyor?

“İstilacı” olacak!

” Esad giderse Suriye kurtulur” politikasını devletin resmi görüşü/duruşu haline getirdiler.                                  

Daha önce de ortadoğuda izlemekte olduğumuz ne idüğü belirsiz politikalar sayesinde, Irak’ı esamemizin okunmadığı, (Talabani’nin Cumhurbaşkanı olduğu, kuzeyinde Kürdistan’ın kurulduğu; akaryakıt, hayvan,nuyuşturucu vb.ticaretiyle milyarlarca dolar paranın döndüğü ve peşmergeler, Pkk, hatta islamci terör örgütlerinin bu paraları üleştiği; – bir kısım para da bizim tarafa kaymakta- bin yıllık Türkmen varlığının yok sayıldığı; Kerkük’ün Kürdistan ilan edildiği bir coğrafya haline getirmiş bulunmaktaydık.

Kerkük’e, Musul’a 82, 83 diye plaka takacaktık…

Neticede bize taktılar. “Stratejik derinlik” içinde boğulduk gitti. Irak’da halin ve geleceğin hesabında yokuz. Başımıza gelenlerin sadece bize karşı yürütülmekte olan bir plandan sebep olduğunu söylemeyelim, lütfen 26 kere “kuzeyden keşif harekatı” oylarken aklımız neredeydi?.. Balık hafızalı arkadaşlar yine “sen o mecliste değil miydin, aklın neredeydi?” diyeceklerdir. İsteyene Haziran 1999 ( MHP Grubu adına) kuzeyden keşif harekatı konuşmamı gönderebilirim. Ya da  https://tbmm.gov.tr/
bulabilirler. Yine Haziran 2002 görüşmelerinde bu sefer şahsım adına aynı konulu konuşmam da oralarda -arşiv- duruyor. Bütün bu olanları / olacakları “Çekiç güçten Kürt açılımına” kitabımda anlatmıştım.           

Neticede Türkmenelinde kaybettik, Türkmenelini kaybettik, IRAK’DA YOKUZ. Olmamamızı Irak’ın yerel güçleri ve uluslararası güçler istememiştir. Bu doğrudur. Ancak bizim de “Stratejik derinlik” hayal ve safsataları üzerine kurduğumuz ortadogu politikaları sonucu Irak’da kaybetmemiz mukadder olmuştur. Irak’dan sonra işler ve gözler Suriye’ye çevrildi. Bütün uluslararası güç mihrakları bu sefer gözlerini, iştahlarını Suriye’ye çevirdiler. Rusya, İran, İngiltere, ABD, İsrail bu ülke üzerinde güç ve hakimiyet savaşına girmiş durumda…

Biz yine büyük yanılgılarla buraya da burnumuzu soktuk. Esad’ın hakim günlerce suyunun kaynatılacağının anlaşıldığı günlerde kankası olduk. Yediğimiz, içtiğimiz ayrı olmamaya başladı. Sonra küstük. Kendisine kızdık. “Sen bir milyon vatandaşına kıydın” dedik. Daha fazlasına da kıymasın diye milyonlarcasını bağrımıza bastık. Biz Suriye’den milyonlarca göçmeni (ensar, mülteci, göçmen, düzenli, düzensiz, sığınmacı vb. bir sürü saçma sapan – artık uluslararası hukuk açısından hiçbir kitaba/tarife sığmaz hale gelen- sıfatla -artık sadece istilacı denilebilir- ) içimize aldık. Bu saçma işi niye yaptığımızı,  dünyada hiç bir kimsenin anlamadığı açıktır. Zaten ne insanlığın, ne de TC vatandaşlarının anlaması mümkün olmayan sebeplerle -Merkel hariç- milyonlarca Suriyeli gelip bağrımıza çökmüştür. Irak’dan sonra ikinci bir fiyasko maalesef Suriye politikası sebebiyle yaşanmıştır.            

İşte tam bu sıralarda dostumuz/ kankamız Esad oldu Esed…     

Suriye’de bulunmaya başladık. Oraları kontrol ediyoruz sandık. Varlığımız devam eder belledik.  Işid’le, ihvanla işler tuttuk. Özgür Suriye Ordusu filan işlerine karıştık. Bu arada İran, Rusya, ABD, İsrail aynı coğrafyada her işin, her örgütlenmenin, her fesadın içinde yer aldı. Halep de tıpkı Kerkük gibi bin yıllık Türkmen şehri idi. Şimdi ( bir-iki gündür) kimin elinde belli değil. Şam’da kim yönetim belirsiz. Esad mı Esed mi nedir, nerdedir bilen yok…

Suriye’de biz nolcaz, kocaman soru…Bizdeki Suriye ( bizde de Suriye nüfusu kadar Suriyeli olduğuna göre nolcak?Suriye’nin kuzeyinde de bizim de katkılarımızla boşaltılan bölgeye kimler gelip yerleşti? ABD’nin yıllardan bu tarafa bütçesinden ayırdığı milyar dolar paralarla gönderdiği silahlar kimlerde?

Suriye’de bir Kürdistan’a taraf mıyız, karşı mıyız? Salih Müslim’e Kürdistan sözü vermiş miydik?                    

IRAK’DAN SONRA SURİYE’DE DE BOŞA DÜŞTÜK GİBİ. Stratejik derinlik, oldu stratejik serinlik?..Birer yelpaze alıp serinleyelim…

02 Aralık 2024

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın