Bahçeli – Erdoğan ikilisi iki DEM’liyi İmralı’ya elçi gönderiyormuş

Muhtemelen takvim şöyle kurgulanmıştır.
Erdoğan ve Bahçeli gereken iç veya dış görüşmelerden sonra Bahçeli’nin malum grup açıklamasına karar vermişlerdir.

Bahçeli bu karar sonrası ve alınan karara uygun biçimde “Apo’ya gel gel” konuşmasını gerçekleştirmiştir. “Umut hakkı” filan dediği, gel de Meclis’te ” haykır” dediği ( haykırması şart mıdır, adamın ses tonuna bile müdahale söz konusu) meşhur konuşma…

Konu bir müddet tartışmaya açık bırakıldı. Saray’dan fazla ses çıkmadı. Bir tek Uçum konuyu açıklayıcı bir konuşma yaptı.
Nitekim, konu günlerce tartışıldı, yine ” ne demek istedi” şeklindeki yorumlar gırla gitti ve bir-iki gün önce Erdoğan “Bahçeli ile her konuda uyum ve eşgüdüm halindeyiz” beyanında bulundu.

MHP’liler sağda solda toplantılarında, konuşmalarında, hatta resmi sitelerinde “ne mutlu Türküm diyene” filan gibi heyecanlı söylemlerde bulunuyorlarsa da artık AKP’lilerin bu işi fazla ciddiye almadıkları anlaşılıyor.

Zaten MHP sayesinde ANDIMIZ’ın okunmasına son verdirdikten sonra hala “Türk”, “Türklük” gibi ısrarı devam eden ortaklarına aldırmadıkları anlaşılıyor. Sonra Bahçeli işin oluştuğunu görmüş olmalı ki ( çayın “DEM” bulduğunu) “DEM heyetine hemen görüşme sağlansın” talimatını verdi. Talimat kime, muhatabı kimdi, orası mühim de değil. Lafı anlayan anladı ve izin çıktı.

DEM heyeti İmralı’ya gidecekmiş. Buraya kadar tamam ve senaryo eksiksiz yürüyor. ARTIK KAÇ KİŞİ GİDER BİLMİYORUZ – büyük ihtimal iki DEM’li – ANCAK BU KİŞİLERİN ERDOĞAN-BAHÇELİ VE CUMHURUN APO/İMRALI NEZDİNDEKI ELÇİSİ OLDUKLARI GÜN GİBİ AÇIKTIR. BU KİŞİLER APO’YA ELÇİ OLARAK BU MUHTEREMLERCE GÖREVLENDİRİLMİŞLER…

Gidecekler, ne görüşecekler?..

Herhalde öncelikle Erdoğan’ın, Bahçeli’nin selamını ve iyi niyet dileklerini, sıhhat ve afiyet temennilerini ifade edeceklerdi. Apo “aleykümselam” diyecek ve O da onların sağlığına duacı olduğunu, kalbi selamlarını iletecektir. Sonra da elçi arkadaşlar memleketin ali menfaatleri ve özellikle üstesinden gelinmesi gerekli ekonomik problemleri için “barış teklifi” sunacaklardır. O yüzden arkadaşlar Apo hakkında sözlerinize dikkat edin, bu sıralar…”Cani”, ” terörist başı” ,”elli bin askerin, polisin, sivilin, çocuğun, bebeğin katili” filan gibi sıfatlar kullanmaya kalkmayın. Ne olur ne olmaz ters kelepçe götürülebilirsiniz. Zira o artık büyüklerimizin akreditasyonu ile nezdinde elçi çıkarılmış bir kişidir. Alimallah yanarsınız. Benden uyarması…

George Orwell’in” 1984″ üne döndük. “Bu ülkede terör hiç olmadı. Terörist de nasıl bir kelime…Kim hangi askeri, polisi, sivili öldürmüş, cani ne demek, terörist başı mı, o nasıl söz? Apo mu, o saygın bir devlet adamıdır.” vs. , vb. derlerse şaşırmayın…

Apo “evci” çıkarsa nerede kalacak? Bir de o var. Herhalde düşünmüşlerdir. Haftayı bölüp birer, ikişer gün sırayla evci de alsalar olur. Ben şehit aileleri, şehit yakınları, gaziler, gazi yakınları ile MHP grubunda bir salı günü, kaynaşma, barışma toplantısının faydalı olacağına inanıyorum. Sırayla haykırırlar artık…

30 Kasım 2024

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın