Bana suç olan/olacak laflar ve işler Devlet bey için niye suç değil?

Bahçeli “Apo’ya özgürlük” istedi. Hepimiz şahidiz. Apo, TC Devleti’nin Anayasal düzenini yıkmak istedi. Binlerce asker, polis, sivil Türk evladının ölümüne sebep olacak emirler verdi. TC’nin Anayasasını hiçe saydı, TCK’nun devletin varlık ve bütünlüğünü, Milletin ve Vatanın bölünmezliğini, kişi hak ve hürriyetlerini hiçe sayan, bu yolda vermekte olduğu TC’ne karşı mücadelenin bir gereği olarak insanların ölümüne sebep olacak talimatlar verdi. Ölüm cezası kaldırıldığı için de TC Devleti vatandaşları (Türk Milleti) adına yargılama yapan mahkemeler kararıyla müebbet hapse mahkum edildi.

Buraya kadar tamam. TC’nin bir Anayasası var. Hem de bu Anayasa bugün iktidar mevkiinde olan Cumhurun yazıp hazırladığı halk “evet” desin diye didindiği bir metin…

Ben “hayır ” dedim, halka da “hayır” deseler iyi olur diye kampanyaya çıktım, konuşmalar yaptım. Devlet bey ve Erdoğan ise yırtındılar ki, halk “evet” desin ve Anayasa kabul edilsin diye.

Şimdi halka kavga dövüş, yalvar yakar “evet” dedirttikleri bu Anayasa’dan yine ne istiyorlar, bu Anayasa nelerine yetmedi anlamak imkansız…

Ancak Anayasanın özüne, ya da hükümlerine, maddelerine ben uymasam -mesela dedik- “hayır” diyen biri olarak mantıklı (🤔🤣) olabilir de, bunların ısrarla “evet” deyip, dedirttikleri bu metni ve hükümlerini /maddelerini ihlal etmeleri acaip bir iş değil midir?.. Hukuk sistemimiz, siyasi partilerin Anayasa’ya aykırılık hali sergilemeleri halinde kapatılabilineceklerine dair hükümler getirmiştir. Bu herkesin bildiği bir konu olduğu için derinine girmek, maddeleriyle örnek vermek gibi bir niyetim yok?..Ancak çok kritik bir sorum var…Anayasamız ve bu arada Siyasi Partiler Kanunumuz Anayasa’ya aykırılık veya “odak olma” gibi madde ve hükümlerle (md.68-69 ve SPK ilgili maddeler) siyasi partilerin yapacağı ( veya yapmaması gereken) işler için sınırlar getirmişken “Anayasal düzeni yıkmak” , TC Devleti’ni yıkmak, terör suçu işlemek -hem de ne terör…binlerce ölüme, milyarlarca zarara sebep olarak- gibi fiillerin faili olup, bu sebeple de hüküm giymiş bir hükümlüyü şu veya bu şekilde affa mazhar eylemek suçların en büyüğü değil midir? Türk Milleti’nin gözünün içine bakarak; terörün evlat, kardeş, koca, baba canlarını aldığı şehit yakınlarını hiçe sayarak ; TC Anayasasını, SPK’unu,TCK’unu zerre kadar iplemeyerek Anayasa suçu işlediği icin hüküm giyen birini savunmak Anayasa’ya, SPK’una, TCK’una göre nedir?.. Anayasa’ya aykırılıktır, Siyasi Partiler Kanunu bunu kabul edemez; TCK’una göre de suçtur. Ben aynı lafları edecek olsam ters kelepçe götürülmez miyim?.. Doğru, Devlet beyin dokunulmazlığı var.😉…

Bir siyasi partiyi temsil mevkiinde olan ve o siyasi parti açısından söylediği sözlerin, beyanlarının parti tüzel kişiliğini bağlayıcılığı apaçık olan genel başkan ve temsil mevkiindeki yöneticilerin sarfetmis bulundukları bu ve benzeri sözler, temsil ettikleri siyasi parti açısından “tüzel kişinin suç ihlali” suçunu oluşturmaz mı?..

Hadi diyelim, Ülkemiz öyle bir hal aldı ki, bu ve benzer hareket, tavır, sözler aldırış edilir olmaktan; görevini yapacak c.savcılarının (ya da siyasi partiler açısından Yargıtay Başsavcılığının ) ilgi alanı olmaktan çıktı… Peki hala bu teröriste sahip çıkıcı, terörist savunucusu sözlerde ” bir bildiği vardır”, “ucunda devletin ali menfaati vardir” ve illa ki ” beka içindir” diyerek aklı, mantığı, idraki ve dahi vicdanı yitirmiş beyinlere ne denir?..

Tv kanalları haber geçiyor: Şu anda bile…Diyorlar ki, güneyimizdeki terör hedeflerini vuruyormuşuz …

“Yapmayın, etmeyin beyler… Bu yaptığınız barış sürecine aykırıdır, süreci baltalamaz mı? ” diyecek olsam veya birileri diyecek olsa, bu sefer de teröre arka çıktınız diye ters kelepçe takarlar.🤣

12 Kasım 2024

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın