
“Helalin adı kaldı onu gören yok,
Haramsa kapışıldı, Hâlâ doyan yok.
Duyan da yok, doyan da…” diyen demiş…
Helali, haramı öğretecek okul değilmiş. Okul olsaydı bu kadar imam-hatip okulunda, kuran kursunda okuyan, merdivenaltı tarikat/cemaat yurdunda yetiştirdigimiz nesil yüksek ahlak ve maneviyat sahibi, edepli, erdemli, aile, çevre, vatan duygu ve mensubiyeti yüksek bir nesil olurdu.
Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyarak düşünün ve sözünüzü öyle söyleyin, böyle midir?.. Helal lokmaya düşkün, harama ” el, dil, bel” uzatmayan; “aman haram benden, ben haramdan uzak durayım ” diyenlerin adı: Fukara …
Kaderi fukaralık…
Hırsla, tutkuyla, açgözlülükle harama saldıran, helali unutan, helalde ısrarı aptallık olarak gören insan sayımızın diğerlerinin çok çok üstünde bir miktara yükseldiği bu toplumun acı gerçeği.
Onlar kayırılan ve doyurulan mutlu azınlığın fertleri olarak (KAYIRMA DOYURMA İTTİFAKININ AYRICALIKLI BİREYLERİ) hayatlarına devam ediyorlar. Ninem, “haram yiyen doymak bilmez” derdi. Ne kadar haklıymış…
Hepsi “karnı büyük koca dünya” misali yese de doymuyorlar.
Bu lafı (bizim Ankara Divanı sözleri) her yere yazılmalı…
“Asalet bir altın idi pul oldu.
Türlü türlü bedenlere çul oldu,
İmanın yolu keseden geçeli,
Kimi pula, kimi kula kul oldu…” da …
değer mi alçalmaya?..
07 Kasım 2024
Şevket Bülend YAHNİCİ
