Erdoğan ve Partisi AKP 3 Kasım 2002’de iktidar oldu. 3 Kasım 2024’e şunun şurasında bir aydan az bir zaman kaldı. 22 sene dile kolay, sadece Cumhuriyet döneminde değil, belki geçmiş tarihte de hiçbir kula kolay kolay nasip olmamış bir iktidar dönemi.
1923’den 2023’e gelişi kasdederek bunu “birinci yüzyıl ” ilan edip 1923’den sonrasını da (2123 son tarih) “Türkiye yüzyılı” ilan ederek ” yola devam” dedi.
Birinci yüzyılın son çeyreğinde sadece kendisi vardı. İlk bölümünde yani 2002’den 2012’ye kadar olan bir dönemde Fetö ile ortaklık kurmuştu. Aralarındaki anlaşmazlık 15 Temmuz’da darbe teşebbüsüne kadar vardı. Sonra Bahçeli’li ve MHP’li yıllar başladı. Bir müddetden beridir de Erdoğan & Bahçeli birlikteliği ile yönetilmekteyiz.
Birinci yüzyılın bu son çeyreğinin faturası milletimiz için çok ağır olmuştur.
Fert başına milli gelir 13-14 bin dolarlardan nerede gezdiği bilinmez hallere düştü. Ülkenin ve milletin besyüz milyar dolarların üzerinde ifade edilen, (bazı uzmanlar bu rakamın 609 milyar dolar olduğunu söylüyor) artık söylenirken bile başdöndüren, kafalarımıza şiddetli ağrılar sokan borçları söz konusu.
Ülke insanlarının buyuk çoğunluğu açlık sınırının altına çekilmiş…
Sayısı bilinmez sayıda, iç hukuka göre de, uluslararası hukuka göre de tarifi imkansız, adı her ne halt ise (göçmen mi, mülteci mi, sığınmacı mı artık tarifi her türlü insani, hukuki boyutu aşan) bir topluluk ülkenin bağrına çökertilmiştir.
Yolsuzlukta öncü, yoklukta başta, yasaklarla ve yalanlarla (4 Y oldu) yönetilir hale geldik.
Dünyanın en yaygın din eğitimini veriyoruz ama her ne hikmetse gençler ateist, deist oluyor. Ahlak ve maneviyattaki çöküşün, yozlaşmışlığın haddi, hududu yok.
Millet fakru zaruret içinde. Dış politika imamlara teslim. Andımız’ı kaldırdık, Allah’in izni Bahçeli’nin “olur”uyla…
Bahçeli “evet” diyebilseydi Andımız kalkmazdı.
Türk çocuklarına Türküm demeyi yasakladılar.
Bunun daha ötesi var mı???
Bir tane doğru olmayan taraf, bir tane abartılmış konu/ husus var mı, Allahaşkına?.. Dahası da var ve o kadar çok ki, saymakla, sıralamakla bitmez menfilikler. Bu karne ile, bu not ortalaması ile sınıf geçilmez… Ama gelin görün ki , halin musebbipleri ki, Erdoğan & Bahçeli olduğu aşikardır, hala “Türkiye yüzyılı”, “uzay çağı”, kuş olup uçma, ilerleme, kalkınma, dünyaya lider olma, ” İslama halife olma sorumluluğu” (Emine hanımdan) gibi onlarca laf söylemekten geri kalmıyorlar. Benim saflıktan öte halkım her attıkları adımda keramet aramaya devam ediyor.
“Artık normalleşiyor muyuz, acaba?”lı teselli arayışları gırla gidiyor.
Bu anormalleşmenin geri dönüşü olmadığını ne zaman anlayacağız ki? Benim ümidim yok…
“El öpmeye tam teşebbüs” sahnesi bir felaket işti, unutuverdik. Bir adam bir adamın elini niye öpmeye kalkar. Sabah ağzını doldura doldura hakaret ettiğine resepsiyonda hal hatır sorunca ” Bahçeli değişiyor mu” beklentisine giren bir ülkeden ne beklenebilir?..
Beyler, dostlar…Birinci yüzyılın son çeyreğinde bu ülkenin ve milletin bahtını, geleceğini kararttılar. İkinci yüzyıl ( Türkiye yüzyılı) teranesi ile aydınlığa çıkaracaklarını mı sanıyorsunuz?..
AHLAK, ADALET VE İLLA Kİ ASALET… ASİL AZMAZ, BAL TUZ TUTMAZ…
“Asalet bir altın idi pul oldu.
Türlü türlü bedenlere çul oldu.
İmanın yolu keseden geçeli.
Kimi pula, kimi kula kul oldu” maalesef…
Birinci yüzyılın son çeyreğinden “Türkiye yüzyılının ” ilk çeyreğine adım attığımız ve halimizin bu olduğu günlerde gelecek için aydınlık vaadedenlerin bugünkü karanlığın sebebi olduklarını görmek lazımdır, dostlar…
03 Ekim 2024
Şevket Bülend YAHNİCİ

