12 Eylül beş adam vesayetini getirmişti. Şimdi ” tek adam”… Egemenlik TBMM’nde mi? Ensarioğlu’na göre değil…
44 yıl sonra daha geri noktadayız. Demokratik olmadığını söylediğimiz, zaten demokratik de olmayan bir Anayasa’yı oyladık, %92 de oy verdik. Sonra adını “12 Eylül anayasası” koyup ” tu kaka” ilan ettik. 12 Eylül’de %92 oy verip baştacı ettiğimiz, ancak daha sonra ” faşist dikta rejimi anayasası ” olduğunu farkettiğimiz (🤣🤔 biz de bir tuhafız) anayasayı tam “daha demokrat, daha katılımcı, daha hak ve özgürlüklere değer veren bir hale getirelim ” şeklinde bir mutabakat noktasına ( 12 Eylül’den 30-35 sene geçtikten sonra) yaklaşılmışken malum sivil darbe geldi çattı.
“Sincan”, “tank”, “Ergenekon”, “balyoz” ” Fetö” oyalama ve taktikleri içerisinde “fiili hal- hukuki hal birlikteliği” gibi bir “Deha” uydurması ve “Okus Pokus” ile yine halk oyu ile (%51) kabul gören ucube sisteme geçiş anayasasını kabul ettik. Dünyada örneği olmayan bir hukuk sisteminin içine itilmiş durumdayız, hem de halkın oyuyla…
Anayasalar ve hukuk düzenlemeleri, bütün dünyada, demokrasi, hukukun üstünlüğü yolunda ileri adimlar, hak ve özgürlüklerin genişlemesi, ileri, modern bir toplum olma, oligark ve otokrat anlayışlardan uzaklaşma vb. sebeplerle yapılır. Biz bu iktidarın getirdiği ( Bahçeli’nin teklifi üzerine ve halka oylatarak kabul ettirdiği) Anayasa değişiklikleri sayesinde daha ileri bir sistem için değil, daha geri bir sistem için kabul oyu vermiş olduk.12 Eylül’ün “faşist dikta anayasasıdır, değiştirelim…” dediğimiz halden daha geriye yuvarlanmış haldeyiz.
Yine diyorlar ki “yeni anayasa”… Yahu oynamayın bizimle…
Yeni Anayasa 609 milyar dolar dış borcu mu silecek; fert başına milli gelir 7-8 bin dolarlardan ( o kadar var mı ki?”) 14 bin dolara mı fırlayıverecek; sayısı belirsiz “YERLEŞMECİ” yerleşmekten vazgeçip Afrika’ya, Afganistan’a, Irak’a, İran’a ve Suriye’ye geri mi dönecek?
ANDIMIZ geri mi gelecek?
17-25 Aralık pisliği halı altından süpürülecek mi?
Sürekli “diplomasız” polemiğinin konusu olan “Kayıp diploma” bulunacak mı?
Zekeriya’nın eli yukarıdan aşağıya mı çevrilecek, devlet katında ” el öpme” işleri bitecek mi?..
“Tek adam” yerini “denge denetim” alacak mı?..
Bütün bunlar önümüzdeki günlerin soru işaretleri???
12 Eylül’den de daha geri gitmeyelim de…
12 Eylül 2024
Şevket Bülend YAHNİCİ

