Milli Egemenlik Platformu Sivas’ta “Yüce Türk Milleti’ne” başlığı ile bir bildiri yayınladı

Milli Egemenlik Platformu, Sivas Kongresi’nin 105. Yılında Sivas’ta büyük katılımlı bir toplantı gerçekleştirdi

Bugün saat 13:00’de Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde başlayan “Modern Manda ve İşgale Hayır” konulu panel, iki oturumlu olarak gerçekleştirildi.

Toplantının açılışı Milli Egemenlik Platformu kurucularından Yusuf Özkan ve Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun tarafından yapıldı.

Özkan ve  Uzun Sivas Kongresi’nin 105. yılında panele katılanlara “hoşgeldiniz” derken, Sivas Kongresi’nin tarihi önemi konusunda bilgiler verdi.

Milli Egemenlik Platformu’nun önemine de  değinilen konuşmadan sonra “Modern Manda ve İşgale Hayır” konulu panele geçildi.

İlk oturumda Tarihçi – Yazar Ahmet Necip Günaydın’ın yönetiminde Prof. Dr. İbrahim Maraş ve Ekonomist İbrahim Kahveci konuştu.

15 dakikalık aranın ardından Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun’un yönettiği oturumda Milli Egemenlik Platformu kurucularından Milli Düşünce Merkezi Genel Başkanı Hakan Paksoy, Tarihçi-Yazar Ahmet Necip Günaydın ve Av. Lütfi Keskin birer konuşma yaptı.

“Yüce Türk Milleti’ne” diye başlayan 10 maddelik sonuç bildirisini Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun okudu.

Her iki oturumda da konuşmacılar katılımcılar tarafından çok yoğun bir şekilde alkışlandı.

Heyecan doruktaydı…

Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun’un sonuç bildirisinin her maddesi dakikalarca alkışlandı.

Milli Egemenlik Platformu’nun “Yüce Türk Milleti’ne” hitaben yayınladığı bildiri bir milli uyanışın, bir milli şahlanışın ve muhataplarına ciddi bir uyarıyı ihtiva eden, iyi hazırlanmış, üzerinde titizlikle çalışılmış manifesto niteliğindeydi.

Milli Egemenlik Platformu’nun bir sivil inisiyatif ve uyanış hareketi olarak ülke çapında sivil toplum kuruluşları, üniversite ve aydın çevrelerinde ilgi göreceği ve yaygınlaşacağı görülmektedir.

Bildiride imzası bulunan Milli Egemenlik Platformu kurucuları:

Prof. Dr Ahmet B. Ercilasun
Prof. Dr. İskender Öksüz
Ahmet Hamdi Ünal
Prof. Dr. Ali Rıza Söğüt
Ali Şanalmış
Ali Uzunırmak
Alptekin Yıldırım
Atila Kaya
Ayfer Uzunırmak
Fahri Akman
Fatih Bozaklı
Fatma Koç
Gazi Çevik
Gökhan Yılmaz
Hakan Erdem
Hakan Paksoy
Harun Meral
Hasan Gömleksiz
Prof. Dr. Kemal Aydın
Prof. Dr. Konuralp Ercilasun
Prof. Dr. Mehmet Alagöz
Mehmet Emin Uyartaş
Meryem Kuz Halkacı
Mesut Güneş
Mustafa Celepçi
Doç. Dr. Osman Yılmaz
Prof. Dr. Özkul Çobanoğlu
Paşa Kula
Suat Başaran
Ufuk Namalan
Prof. Dr. Vahit Türk
Vasıf İnanç Duygulu
Yağmur Tunalı
Yusuf Özkan

Ayrıca Milli Egemenlik Platformu’nun toplantısına katılan aşağıda isimleri yazılı pek çok aydın vatansever insanımız da ( görüldüğü gibi) imzalarıyla platforma ve görüşlerine katıldıklarını beyan etmiş bulunmaktadırlar.

Prof. Dr. Ahmet Buran
Ahmet Kocakoç
Ahmet Necip Günaydın
Ahmet Servet Akkuş
Prof. Dr. Ali Taş
Ali Yüksel Fermanlı
Aytöre Dayanışma Platformu
Doç. Dr. Tümen Somuncuoğlu
Bekir Gül
Prof. Dr. Feyzullah Eroğlu
Prof. Dr. İbrahim Maraş
İsmail Hakkı Cerrahoğlu – E. Milletvekili
Prof. Dr. İsmail Özçelik
Prof. Dr. Kemal Çiftçi
Prof. Dr. Kürşat Öncül
Av. Mehmet Sakarya – MHP Eğitimci
Şevket Bülend Yahnici – E. Milletvekili
Sami Bal – Ülkü Ocakları Eski Genel Başkanı
Muhittin Çolak – MHP E. Genel Başkan Vekili
Prof. Dr. Murat Esin
Mustafa Öztürk – Kayseri
Prof. Dr. Nuri Aydın Kama
Doç. Dr. Osman Yılmaz
Prof. Dr. Pervin Arıkan
Prof. Dr. Recai Coşkun
Salih Dilek
Samet Karakuş
Prof. Dr. Selçuk Bali
Turan Çirkin – E. Milletvekili
Talat Şalk – E. Savcı
Prof. Dr. Yüksel Birinci

Milli Egemenlik Platformu’nun sosyal medya hesabından yayınlanan sonuç bildirisi aşağıdadır.

“YÜCE TÜRK MİLLETİ’NE

Sivas Kongresi’nin 105. Yılında aşağıda imzası olan bizler, “Mesuliyet ölümden ağırdır” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin.” ilkesinden hareketle, Türk evladı olarak sorumluluğumuzu yerine getiriyor ve Sivas’tan Yüce Türk Milleti’ne sesleniyoruz.

1. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu ve sahibi anayasamızda tarif edilen Türk Milleti’dir. Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milleti’nindir. Egemenlik ve vatan namus gibidir, ortaklık ve bölünme kabul etmez.

2. Vatan bir bütündür. Vatan; bugünkü sınırlarımız içindeki topraklar, karasularımız, denizlerdeki kıta sahanlığımız, göklerdeki hava sahamız ve Türk Milleti’nin olan ada ve adacıklarımızdır. Münhasır Ekonomik Bölgeler de vatan topraklarımız anlamındadır. Bundan dolayı Adalar (Ege) Denizi’ndeki adalarımızın işgaline sessiz kalınması kabul edilemez.

3. Son dönemde gündeme tekrar getirilen “Yeni anayasa” konusu ve “Türkiye Cumhuriyeti, Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi ayrımı olmadan 85 milyonun tamamının ortak yurdu … ortak bir vatan”, ifadeleri millî egemenliğimize kasteden ifadelerdir. Öncelikle Türk, etnik bir kimlik değildir. Devletin kurucusunun ve sahibinin adıdır. Bu devletin vatandaşı olan herkes Türk’tür ve birbirine eşittir. Devletimizin eşit ve şerefli üyeleri olan vatandaşlarımız, ırklara ve mezheplere ayrıştırılamaz. Bu menzile yönelik her türlü siyasî ya da idari tasarruf millî egemenliğimize tehdittir. Karşısında da Türk Milleti’ni bulacaktır.

4. Ülke yönetiminde ve uluslararası ilişkilerde bir kişinin şahsi görüşüne ve kararlarına bağlı kalınamaz. Devletimizin gücüne zarar veren ve uluslararası siyasî vesayeti kolaylaştıran; başta hukuk denetimi olmak üzere her türlü denetimden uzak, bu hükümet sisteminden vazgeçilmelidir.

5. Fener Patrikhanesinin statüsü Lozan’da belirlenmişken, yeniden canlandırılan ekümeniklik egemenliğimiz üzerinde büyük bir tehdittir. Her geçen gün biraz daha büyütülmektedir. Derhal, Lozan Antlaşması şartlarına dönülmelidir.

6. Adalet mülkün (devletin) temelidir. Yargı, millet nezdinde güvenirliğini yitirmektedir. Adaletin yokluğuna doğru olan bu gidiş, devletin temellerini sarsacak boyuta ulaşmak üzeredir. Yargının üzerindeki siyasî vesayet son bulmalıdır.

7. Ülke ekonomisinin içinde bulunduğu kriz, bunalıma doğru yönelmektedir. Devasa boyutlara ulaşan iç ve dış borçlar, bütçe açıkları, israf, geleceğimizi ipotek eden Kamu-Özel İşbirliği projeleri, milletin omzuna yüklenen taşınamaz boyuttaki Kur Korumalı Mevduat faizleri, Varlık Fonu gibi daha nice bilinçli veya bilinçsiz yanlış kararlarla artık tahammül edilemez boyutlara ulaşmıştır. Barınma ve beslenme problemi her geçen gün büyümekte, özellikle gençlerimizin üniversite eğitimini, beden ve zihin sağlığını etkileyecek boyuta sürüklenmektedir. Gençlerimizin, geleceğe dair umutsuzlukları her geçen gün daha da artmaktadır. Yanlışlardan derhal dönülmeli ve ekonomik tedbirler alınmalıdır.

8. Türkler; insanlığa medeniyet ruhu katan büyük bir millettir. Bunun en temel sebebi, dinî anlayışlarını tarih ve devlet şuuruyla birleştirmeleridir. Ancak son zamanlarda din anlayışı, akıl ve bilim karşıtı selefi yapıda bir ideolojik anlayışa doğru evrilmektedir. Millî Eğitim ve Diyanet de buna çanak tutmakta, tarikat ve cemaatlere alan açmaya çalışmaktadır. Ülkede ciddi anlamda dinî anlayışta bunalım oluşmuştur. Bunun yıkıcı etkileri de Türk Milleti’nin akılcı din anlayışı üzerinde görülmeye başlanmıştır. Bu ideolojik tehlikeli gidişe son verilmelidir.

9. Bugün ülkemizin demografik yapısı örtülü bir istila altındadır. Dış politikada bilinçli veya bilinçsiz yanlış kararlarla, ülkemizin sınırlarını yabancılara ve yabancı kaçaklara sonuna kadar açan iktidar, “Türksüz Türkiye”ye doğru yönelmiştir. Bundan derhal dönülmelidir.

10. İnsanların duygu ve düşüncelerini ifade edebildiği sosyal medya mecralarının kapatılması ya da yavaşlatılması uygulamalarına son verilmelidir. Unutulmamalıdır ki özgürlük esas, kısıtlama istisnadır. Halkın sesini duyurabildiği sokak röportajları ve sosyal medya paylaşımları üzerinden özgürlüklerin kısıtlanması anlamına gelen soruşturmalardan ve tutuklamalardan vazgeçilmelidir.

Türk Milleti’ne yönelen tehditlerin karşısında Millî Egemenlik Platformu, “Dilde, fikirde, işte birlik” şiarıyla hareket ederek, ”milletin vicdanından doğan uyanış hareketleri”nin aynı hedefe yönelmesini sağlamak amacıyla, bütün vatan sathında görüşmelere başlanması azim ve kararındadır.

Ne mutlu Türk’üm diyene!..

07 Eylül 2024


Yorum bırakın