Evde, apartmanda, sitede, sokakta, çarşı ve pazarda hiç kimsenin yüzü gülmüyor. Cennet vatanımız içeriden ve dışarıdan kuşatılmış bir vaziyette.
Küresel emperyalizm destekli dini kisveli dönme ve devşirmeler Büyük Türk Milleti’ni Türkiye’de esir etmek istemektedir.
“Yerli ve milli” ambalajlı aparatlar eliyle ülke kıskaca alınmış, Atatürk’ün kurduğu şanlı Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilga edilmek istenmektedir.
AKP iktidarları döneminde açılan sayısı on bini geçtiği iddia edilen ev ve apartman kiliselerinin ne işlev gördüğü de tartışmalıdır.
‘Halka cennet vaadiyle iktidara gelenlerin, yaşattıkları cehennemi ibretle ve dehşetle izliyoruz.’
İktidarıyla muhalefetiyle siyaset kurumu halktan kopuk yaşamakta ve Türkiye’nin meselelerinden kendilerini soyutlamış durumdadırlar.
Bir Tv reklamı vardı, “Aslında yoktur birbirimizden farkımız, biz osmanlı bankasıyız” diye…
Bütün bu olumsuzluklara rağmen ülkemizde çok güzel şeyler de oluyor…
Milli Egemenlik Platformu’nun oluşturulması ve çalışmalara başlaması ile Türkiye’nin her yerini büyük bir heyecan dalgasının sardığına şahit oluyoruz.
Merhum Ziya Gökalp; “Ümitsiz fertler hodgâm ve menfaatperesttirler” derken,
merhum Nihal Atsız hoca; “Ümit, hayat kaynağının çeşmesidir.” demiş…
Milli Egemenlik Platformu, tam da ümitlerin tükenmeye başladığı bir dönemde bir ümit ışığı olarak doğmuştur.
Atatürk’ün yolundan, O’nun gittiği yoldan, O’nun ışığı ve referansı ile yola koyulan Türk Milliyetçileri, günlük siyasetin dışında da Büyük Türk Milleti için bir çıkış yolu olduğunu ortaya koymuşlardır.
Milli Egemenlik Platformu, “Tevekkül Allah’adır zillete katlanılmaz, Ya istiklâl ya ölüm bunun ortası olmaz!” şuuru ile yola çıkmıştır.
Her geçen gün Milli Egemenlik Platformu’na toplumsal desteğin ve teveccühün arttığı görülmektedir.
7 Eylül 2024 tarihinde Sivas’ta yapılacak olan Milli Egemenlik Platformu’nun toplantısına bütün vatanseverler davetlidir.
Saygılarımızla,
30 Ağustos 2024

