Hikmetli sözlere yorum: Ateşli nutuklara ateşli alkış…

.”Alkışlarla yaşıyorum…”

Artık Bahceli’nin ne dediğine, ne demediğine ; dedikleriyle ne demek isteyip, ne dememek istediğine /belki de istemediğine ( burası çok karışık 🤣🤔 ) ; dediğinin altındaki gizemli mesajın hangi önem ve gizlilik derecesini haiz olduğuna dair yüksek seviyeli, günlerce süren ( futbol maçı yorum proğramları gibi… adamlar 90 dakika maç oynuyor, dört-beş adi futbol yorumcusu olan – eski futbolcu, eski hakem, eski antrenör vb.- muhterem saatler boyu maçı, pozisyonları tartışıyor…zaman zaman stüdyoda hararet çok yükseliyor) yorumların hastasıyım.

Çizme giydi, “Gazze’ye gidiyor” dediler Kerkük gitti. “Bana Allah yeter” arabeskinden günlerce mana çıkarmaya kalktık. Bence tek kelime ile kafa buluyor, milletin aklıyla /sinirleriyle oynuyor… Tam “AKP ile yolları ayırıyor mu?” tarzında bir yoruma gelindiğinde ise ” liderimiz Erdoğan, cumhur dimdik ayakta, mezara kadar beraberiz” deyiveriyor. Ayni tiyatroyu belki 15-20 kere seyrettik, her seferinde de bilet alıp yine girip, seyretmek için ön koltuğa oturuyoruz. Zaten Bahçeli de bunu istiyor, bundan keyf alıyor, bundan besleniyor. Bir de ALKIŞÇI TAKIMININ HASTASIYIM. Onlar için neyin, ne zaman, nasıl denildiğinin; hatta ne denildiginin hiçbir önemi yok… Yeter ki yüksek sesle, el kol hareketleriyle, jestler, mimiklerle beslenen bir konuşma olsun. Onlar “Suda ateş yanmaz” diye bağırsa da “suda ateşi yaktık” dese de, – yeter ki, bütün inandırıcılığıyla ve çokça bağırarak – birşeyler söylesin, yeter ki konuşsun her daim ayakta çılgınca alkışlamaya hazır beklemekteler. Onların da hastasıyım…

24 Ağustos 2024

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın