Yahya Kemal üstad öyle diyordu. Ancak bu gemi “Hiç yolcusu yokmuş gibi” değil… Daha kaç kişi bindi, kaçı kaçak, hangisi biletli, kimi güverteye, kimi kaptan köşkünde saklıyorlar bilmiyoruz, doğru düzgün bir sayım yapamadık.

Göçmen, mülteci, sığınmacı, şartlı, şartsız, düzenli, düzensiz, kaçak adı her ne halt ise sayısını resmi olarak bilemediğimiz bir sayıda (Afgan, Afrikalı, Pakistanlı, Iraklı, İranlı ve bilhassa Suriyeli) en iyimser tahminler ile nüfusumuzun yüzde onunu aştığı söylenen bir istilanın muhatabı olduk. İşin içinden çıkamıyoruz. İçimize girdiği bilinen ama sayısı belli olmayan bu insanların yediyüz bini aşan bir miktarını içerde kaybetmişiz. (Güler misin, ağlar mısın?) Bu insanlar aşırı sıcaklar nedeniyle buharlaşmış olabilir mi?

Hesabı, sayısı bilinmez on beş milyona yakın olduğuna dair kuvvetli söylenti bulunan bir insan kalabalığından yediyüz binini kaybetmişiz, çok mu?..

Daha bu gemi çok yük kaldırır… ” Meçhule gidiyor…”

Bir de Iraklılara “vizesiz giriş” diyorlar. Sanki milyonlarca kişiye vize sorduk…

19 Ağustos 2024

Şevket Bülend YAHNİCİ


Yorum bırakın