Hani insan bazen yatağa yattığında, bazen uyanıp da tembellik ederek uzanmaya devam ettiğinde aklına bir düşünce gelir ya…Bir laf, bir fikir, bir kelime, bir cümle aklına/kafasına takılır, düşünür de düşünür. Kelimeyse nereden gelmiştir, etimolojisi nedir; bir söz/bir deyim ise, niye öyle söylenmiştir; o cümle hakkında neden böyle bir kanaat oluşmuştur da toplumun genel kabulü haline gelebilmiştir …gibi ( vs., vb.) bir sürü deli düşünce kafanızda uçuşur.
Benim de aklıma dün akşamdan bu yana nedense böyle bir kelime takıldı, kaldı. Düşünüp duruyorum. Kelime: Utanma…
“Utanç nedir” , “utanma nasıl bir duygudur”, “utanmazlık ne demektir”, “utanma duygusu”, ya da zıddıyla ” utanmama nasıl gelişir ” vb. bir sürü soru ve düşünce kafamda gidip geliyor.
Bu sorularla yattım, kalktığımda da aynı sorular kafamda dans ediyordu.
Konuyla ilgili olarak, bir-iki kitaba, yazıya, düşünür görüşüne de başvurarak düşünce dünyasında bir gezinti yaptım.
O kadar çok yazılıp çizilen bir konu olacağını hiç düşünmemiştim. Yazarlar, din adamları, feylesoflar, psikologlar bu konuyu çokcana inceleyip bir sürü yazıp çizmişler. Okuduklarım /rastladıklarım arasında bana ilginç gelen sözler vardı. Bunlari alıp, buraya taşıyıp sizlerle paylaşmak geldi içimden…Zira bu “utanma” konusunun; “utanmazlık duygusunun” birçok insanın kafasını ( çok uzun bir zamandan beridir toplumca şahit olunan olaylar sebebiyle; ancak özellikle bir-iki gündür de had safhada 🤔)meşgul eden bir unsur olduğunu tahmin ediyorum…
“…Utanması olanın nasibi de vardır…” Çerkez atasözü.
“…Utanmamak kadar utanç verici birşey yoktur…” Saint Augustinus.
“…İnsan yok edilebilir, ama teslim alınamaz…” Ernest Hemingway…( bunu tersinden okursak , teslim alındıysa…)
“…Akıllı insanın üç askeri vardir: Sabır, utanmak ,kanaat…” Hacı Bektaş Veli.
“…İnancı giden kimsenin kalbi ölür…) Hz. Ömer.
Daha henüz bitmedi…Konuyu düşünmeye ve hakkında okumaya devam ediyorum.
Bu saatten sonra “bozkurt” işareti yapsan ne olur?
18 Mart 2024
Şevket Bülend YAHNİCİ

