Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir diye başlayan Anayasa, devamla bu devleti. ” demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti ” olarak tarif etmektedir.
“Hilafet isteriz” diyenler,
“Şeriat kuracağız” diyenler,
İslamcılık ardına saklanıp kürtçülük yapanlar,
Kürtçülük yolunda bölücülük edenler,
Türkçülük Irkçılıktır deyip, Arap seviciliği yapanlar…
Bunlar var mı? Var. Hergün her yerden sesleri geliyor mu? Geliyor… Hilafetçilik, şeriatçılık, ihvancılık, bölücülük aldı başını gidiyor mu? Gidiyor…
Bu işi yol edinenler Atatürk’e, Cumhuriyet’e, demokrasiye ,TC Devleti’ne söverek ortada geziyorlar mı? Geziyorlar, gezmekteler…
Devleti, Cumhuriyeti, “müesses nizam”ı korumakla görevli güçler ( emniyet, kolluk kuvvetleri, savcılar, hakimler ve yönetici mevkiinde olanlar) gerekli hassasiyeti ve ilgiyi göstererek bu kalkışma, ayrışma, başkaldırma gayretlerini önlemeye çalışıyor mu? Hayır…
Peki bu kalkışma gayretleri, bu Atatürk’e, Cumhuriyet’e sövmeler, şeriat, hilafet istemeler, arapseviciliği tavırları, Atatürk’ü seven, Cumhuriyete bağlı, Devlet ve Millet varlığı ve bütünlüğünden yana hassasiyeti yüksek seviyede insanları ” kin ve düşmanlığa tahrik etmek” değil midir? Öyledir, elbet.
Herkes ne bilsin adamın elinde taşıdığı bayrağın “kelime-i tevhid” bayrağı olduğunu… Kaldı ki, adam o bayrağı tevhid çağrısı için taşımıyor; taşırken bas bas bağırıyor ki ” hilafet gelecek” diye…
Velhasıl normal, düz, piyade, vatanperver, devletine, milletine bağlı her vatandaşın çileden çıkmasına, tahrik olmasına, kin ve nefret duyguları ile dolmasına sebep olan manzaralar.
Buna sebep olanlar ellerini kollarını sallayarak geziyorlar, her gün sayıları artıyor, toplantıları, gösterileri dörtbir yana dağılıyor, çoğalıyor. Kolluk kuvvetlerinin, savcılardan, hakimlerden bunlara ” tis” yok. Çünki iktidar korkusu bunlara bulaşmamayı gerektiriyor.
Peki, yanlışlıkla canına tak deyip bulaşana ne oluyor? İşte orada ipler kopuyor… Hilafet isteyene, şeriat çığlığı atana, arapçılık edene, bölücülük yapana ( İslamcılık perdesi arkasında) ses çıkarmayan ortada görünmeyen emniyet güçleri bunların herhangi birine kazara bulaşana arslan kesiliyor. Bağırdı içeri, tokat attı içerde…Sürüm sürüm süründürülmede…
Nerelere geldik, ne hallere düştük yarabbim?.. MHP’li dostlar hiç mi canınız acımıyor, içiniz yanmıyor?..
20 Şubat 2024
Şevket Bülend YAHNİCİ

