Bu kadar şahsi bir meseleyi / olayı site takipçilerinin gündem konusu yapmaktan utanıyorum.
Ancak ülkücü hareket ve davamız böylesi utanmazlar yüzünden bu hale geldi. Özür, çok çok özür…

1- Ben 1950 doğumluyum. Ercüment 1954 haziran.
2- Ben ülkücü hareketin ( daha doğrusu Türk milliyetçiliği davasının içinde yer aldığımda – ki, bu tarih 1966-67-68 ‘dir. , bana referans (!) olduğunu söylediğin şehit kardeşim Ercüment benden 5 yaş küçüktü.
Bir tane gazinoda bir tane konsomatrisle fotoğrafımı gösterirsen Kızılay meydanında kafama sıkarak törenle intihar edeceğim.
Aksi halde sen ne yaparsın?
Kardeşim Ercüment 27 Aralik 1979’da şehit oldu.
Ben 1969’da Türkeş’in özel kalemine bakıyordum ve basın müşavirliğini yapıyordum.
1973′ de MHP Altındağ ilçe başkanı oldum. 23 yaşındaydım… Sen benim neyimi biliyorsun? Sen bir yalancısın? Ahlaksızsın. Bu kadar haysiyetsiz, yalana dayalı, şerefsiz bir ithamı ve yalanı senin suratına çarpacagim. Hesabı ve hesaplaşmayı öteye götürmeden bu dünyada göreceğiz.
Kendisinin Adalet bakanlığında görevli olduğunu öğrendiğim; “avukat” sıfatıyla meslektaşım olduğu bilgisini edindiğim bu kişinin Ülkü Pınarı sitesinde şahsımla ilgili beyanlarını okudum. Zavallı, akıl ve mantık yoksunu bir kişinin boş hezeyanı diyeceğim ama ve ancak adam avukat…mış… Bre Hüseyin…Ben neredeyim, sen neredesin? Zaten senin gibi zavallılar olmasaydı ( ve çoğunlukta olmasaydınız…şimdi bir yerlere gelmiş olurduk) bu halde olmazdık.

09 Kasım 2023

Şevket Bülend Yahnici


Yorum bırakın