Milli Mücadeleyi İyi Okumak ve Yabancılara İyi Okutmak

100 yıllar sonra bizi milli mücadeleye getiren şartlar…

Derdini, haklılığını, ne yapıp ne yapmadığını, en gerilerden tutunuz da günümüze kadar gelen tarih yolculuğunda neyi nasıl düşünüp de böylesi davranmış olduğunu anlatmada pek başarılı olduğu söylenebilen bir millet değiliz.
Tarihe, kültüre ( hars), medeniyete dair ortaasya bozkırlarından bu tarafa getirdiğimiz; ya da tersi bir ifadeyle ortaasyaya kadar ( bozkır kültür dairesi – M.Turhan) uzanan bir uzun geçmişi yaşadık.

Dile kolay “…dörtnala gelip uzak Asya’dan bir kısrak başı gibi Akdeniz’e uzanan” bir memleket olabilmenin yolu, zorluğu nelerdi? Ergenekon’da ” demiri eritene kadar sabrederek beklenecek dörtyüz sene…”
Çin Seddi’ne sırtını dayarken ötede, bu yanda Adriyatik’e dayanacak bir hareketlilik, canlılık…

Atı bozkır kültür dairesinden getirip, islam kültür dairesinden geçirip batıya süren bir kader…( Yine M.Turhan- Kültür Degişmeleri) Sonra “…her yaz şimale doğru asırlarca bir koşu…”

Med/Cezir…Sakarya’ya kadar suyun çekilmesi…Polatli/Haymana SON KALE: ANKARA…

Ankara ve çevresinde ( o yıllarda yabancı bir haritada “kemalist” diye vasıflandırolacak ) bir avuç vatan (!) toprağı…

Sevr’de ve Mondros’ta yok oluşun kabulü…Türk tarihinin en acı, en kapkara iki belgesi/imzası…Ödeme kaabiliyeti olmadığı bilinen bir tüccardan senet almak gibi birşey…
İşte o zaman alacaklılar kapıya dayanır. Dayandılar da zaten…

İŞTE BURADAN MİLLİ MÜCADELE DOĞDU… MÜDAFA-İ HUKUK BUDUR…KUVVA BUNUN İÇİN VARDIR…Ne alıp da ödememiştik? …

Önce Çanakkale’yi sorgulamaktan başlamak gerek…Dünyanın “en kesif ordularının dördü, beşi “neden, niçin, ne hakla” yükleniyordu?…
Hem kendileri gelmiş, hem de sömürmekte oldukları zavallı sömürge ülkelerinin askerlerini üzerimize salmışlardı…Topyekün ,yüzbinlerce gencinin telef olması pahasına bir halk ÇANAKKALE GEÇİLMEZ derken vatan evlatları bir tek gerekçe ile ölüme kucak açıyordu: VATAN SAVUNMASI… Dünyada bundan daha haklı, daha aziz, daha mukaddes bir sebep olabilir miydi?..
Peki yüzlerce, binlerce kilometre ötelerden gelip, tarihte ancak “Truva” diye bilebilecekleri bu topraklarda ne aramakta olduklarını bu insanlığın yüz karalarına tarih sormayacak mıdır?.. İnsanlık tarihinin mahkemesi bunları yargılamayacak mıdır?
Çanakkale geçilemedi…Geçilemeyince bu “hayasızca akın” devam etti. Sevr geldi, Mondros geldi…

Rus doğudaydı… Kars, Ardahan, Ağrı, Van, Erzurum Rus’un tehdit alanıydı.
İtalyan Antalya’daydı.
Fransız, Adana’ya, Osmaniye’ye, Antep, Maraş, Hatay’a göz dikmişti.
İngiliz İstanbul’u mesken tutmuştu.
Yunan’ı da İzmir’den Anadolu’ya sürdüler.
Ermeniler Rus ve Fransız asker kıyafetleriyle Türk vilayetlerinde cirit atıp, insan katlediyordu.

100 yıldan fazla zaman geçti. 2023’ü idrak ederken 1923’ün 29 Ekim’inin 100. yılını kutladık. Bu milleti 29 Ekim 1923’de Cumhuriyetle buluşturan çizgide Bandırma Vapuru vardır; Samsun, Havza, Amasya, Erzurum, Sivas, Hacıbektaş, ANKARA/KIZILCAGÜN vardır; TBMM vardır, İnönü, Sakarya, Dumlupınar, taarruz,9 Eylül vardır, Lozan vardır, 13 Ekim, 29 Ekim vardır…Vardır da, niye vardır, var olmalarına sebep nedir?..
Dünyada bazı parlamentolar sözümona karar alıp, kanunlar çıkartıp yine sözümona uydurma, yalana dayalı soykırım iddialarıyla bize soracaklarına KENDİLERİNE SUAL ETMELİDİRLER…NE İŞİMİZ VARDI BU TOPRAKLARDA?..Soykırıma evet diyen Fransız ne işin vardı, Antepte, Hatayda.
İngiliz, Haliç kraliçeye dedenizden miras mıydı?
İtalyan Attila’nın, Fatih’in intikamı için mi Antalya’daydın?
Yunan İzmir’i Truva ile mi karıştırmıştı?
Aynı soru Anglosakson çoğunluklu, tarih, zenginlik, medeniyet adına ne varsa sömürgecilikten yolunu bulmuş, Ermeni soslu ABD’nin sözde soykırım yasası çıkartan Temsilcileri için de geçerlidir…
Sizin istilacı kafanız ve tavrınız; emperyalist davranışınız; binlerce kilometre öteye gelip memleketimizi ele geçirmeye kalkışınız sebebiyle biz ” kuvvacı” olduk; “müdafa-i hukuk” dedik ve eşsiz bir VATAN SAVUNMASI ile milli mücadele yaptık…Sahi, ne işiniz vardı Anadolu’muzda?..

06 Kasım 2023

Şevket Bülend Yahnici


Yorum bırakın