Ben bu platformda ciddi yazılar yazmaya, Türk milliyetçiliği fikir ve düşünce sistemi içerisindeki tecrübe ve biriktirdiklerimizi fikri ve vicdanı hür Türk milliyetçisi dostlarla paylaşmaya çalışıyorum.
Biz bir cephedeysek, gözüm karşı cephede, yüzüm karşıya (düşmana ve düşmanlıklara) dönük o yana doğru ateş etmeye çalışıyorum. Yalan, iftira, hırs, birbirini sevmezlik, gıybet ve dedikodunun hareket geçmişimizi mahvettiğinin, bizi bölüp parçaladığının şuurunda olduğum için de, camia içi polemik sebebi olabilecek hiçbir konuya -BURADA- girmiyorum.( Yoksa her inandığını, düşündüğünü her yerde söyleyen / söylemiş biriyim. Hayatım boyunca kendime “hırsız, uyuşturucu çetecisi, namussuz,vs. vb. ” sözleri -siz anladınız- dedirtmemenin gayretinde oldum. Çünki, ben böyle biri olsa idim başkalarına bunları diyebilme imkanım olmazdı.
Davanın ve hareketin içerisinde böylelerine laf /söz etmeyerek bu tipleri yüceltenlerin bize dönük yalan ve iftiralarını da gülerek karşıladım.
GÜN GELİR BUNLARI ANLATIRIM…Ancak kendisini milliyetçi /ülkücü diye tanıtan ve yalan, gıybet, dedikoduyu ülkücülüğün temel şartı haline getiren bir kısım zavallılar yüzünden bu hallere düştük.
Veysel Çavuş diye bir zavallı ” …86’da Viyana’ya geldi Şevket ağa, bol viyana şarabı içti…” diye başlayan aşağılık bir paylaşımda bulunmuş. Bu gıybet değil, dedikodu değil, KÜLLİYEN YALAN. Buraya yazsın “ben şahit oldum, gördüm” desin… Beraber mi içtik? Dernek lokallerinden çıkmadık. Orada mı içtik? Bu birrr…( “86 ” bile uydurma…Ama ne kadar net söylüyor, değil mi? ) “Görmedim ama şu gördü, bu biliyor” desin… Bu ikiii. Ben diyorum ki, bu “külliyen yalan” Namusum, şerefim, ailemin şerefi – göçmüşü, kalanı ( siz anladınız ) üzerine yemin ederim ki, yalan. Bu kadar alçakça bir iftirayı bu kadar kolayca atıverme ne ülkücülüğe, ne milliyetçiliğe, ne müslümanlığa, ne insanlığa sığmaz Veysel efendi. ÖTEDE İKİ ELİM YAKANDADIR. Seni ve senin gibileri Allah’a havale ediyorum.
Başkaca da yazılacak konular, verilecek cevaplar var, kendisine cevap verir, sizleri meşgul etmem dedim. Kayboldu…
Bu platformu istemiyerek ” kirlettim” özür dilerim.
Zaruri bir durumdu…
25 Ekim 2023
Şevket Bülend Yahnici

