MİLLET – MİLLİYET – MİLLİYETÇİLİK VE KÜRESEL VİZYON – GÜÇ…

Büyük bir küresel güce erişmiş olsak ve küresel vizyon sahibi bir ülke durumuna gelsek bu durumun tabii sonucu ve gereği olarak Türk milletine mensubiyetle övünebilecek miyiz? Doya doya Türk milletine mensubiyet duygusuyla heyecanlanabilecek miyiz? Göğsümüzü gere gere milliyetçiyiz diyebilecek miyiz?

Bir yandan Türk ve Türkiye adına küresel vizyon sahibi olmaktan; küresel güce erişme iddiasından söz edip; diger yandan bu işin zıddı işler yapmak hayret verici bir durumdur. Dünyaya sözünü dinleten Türk, dünya ülkeleri nezdinde itibar sahibi Türkiye…Bunu istemek ve buna erişebilmek ülküsüyle yaşamak Türk olmanın tabii geregi/sonucu değil midir ?
Ancakkkk.burada kocaman bir parantez açmak ve soruları sormak elzemdir.

“Ne mutlu Türküm diyene ” demekten çekinir hale getirilen bir toplum…

Gençlerini ” milliyetçi söylem paylaşımı” suçlamasıyla içeri alan bir kafa yapısı…

“Ey Türk yüksel, senin için yüksekliğin hududu yoktur ” gibi cümleleri kuramayan; kurmaya kalkanları küçümseyen bir zihniyet…

Millet egemenliğinin tecelligahı TBMM’nde yapılan oylama ile millet egemenliğinin en önemli tescil belgelerinden birisi olan Andımızı kaldıran bir Meclis…

Böyle değil de ben mi abartıyorum? Bu arzettigim durum, yaşamakta olduğumuz hal değil midir ?? ?

Hemen burada sorular gelmez mi?Gelmemeli mi ?

Türk ve Türkiye küresel vizyon ve misyon sahibi olursa; itibar sahibi bir küresel güç haline gelirse o zaman da, Andımızı okuyamıyacaksak; “ne mutlu Türküm diyene” diyemiyeceksek; “milliyetçi söylem paylaşımı”na ceza keseceksek küresel güç olsak ne yazar, olmasak ne olur?

ÖNCELİKLE BU ÇARPIKLIKLARDAN SIYRILMIŞ BİR HALE GELMEK TEMEL MÜŞTEREĞİMİZ OLMALIDIR !..

Şartları ve şartlanmaları /kabulleri maalesef bu yönde gelişen bir toplumun ferdi olarak bu “küresel güç”, “küresel vizyon” laflarını ciddi bulmuyorum ve heyecan duyamıyorum. Halbuki benzer sözleri, duygu ve düşünceler toplumu müsbet anlamda motivasyon edebilmeli… Yapılanla söylenen çatışmamalı… Ak ile kara, iyi ile kötü, güzel ile çirkin, aydınlık ile karanlık arasındaki tercih tereddütlerimize ve yanlış adımlarımıza son vermez isek başımıza daha çok iş geleceğinden de emin olmalıyız.

23 Ekim 2023

Şevket Bülend Yahnici


Yorum bırakın