Bazı paylaşımlarımızın bir kısım çevreleri rahatsız ettiğini, tedirginlik uyandırdığını hissedebiliyorum.
Benzer homurdanmaların bir kısım artık yandaş olmuş; eskiden milliyetçi düşünce çizgisinde bulunmuş; bugünlerde ihvan, hüdapar, siyasal İslam işbirliği içersine girmiş eski arkadaşlarımızdan da gelmekte olduğu düşüncesindeyim.
Artık bazı konuların özellikle adına “milliyetçi camia” dediğimiz yerlerden bugünlere gelmiş kişilerce çok net bir biçimde bir karara bağlanması gerekir.
En açık ve inkarı mümkün olmayan hadise ANDIMIZ MESELESİDİR.
Bir kısım eski milliyetçi dostlar Andımız oylandığında ” evet” diyememişlerdir. Bu inkarı imkansız bir gerçektir. ANDIMIZ TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ FİKİR VE DÜŞÜNCE SİSTEMİ İÇİN TEMEL ÖNCELİKTİR. Andımıza “evet” dememenin ve bugün okutulmuyor oluşuna sebep olmanın / katkı vermenin Türk milliyetçiliği davasi açısından affı yoktur.
Bir-kaç konuya daha açıklık getirilmesi şarttır.
Mesela: Cumhuriyet Savcısı soruşturma açsa, ben de desem ki …
Buğday satıp fabrikalar kurduk mu, kurmadık mı?
Fabrikaları satıp buğday alıyor muyuz, almıyor muyuz?..
Bilirkişi marifetiyle durumun tesbiti. 🤣
Sevr’ de neler vermiştik?
Mondros’ta neler gitmişti?
Lozan’da neler tekrar alındı?
Bilirkişi tayini ile tespit…
Bir de Dürrizade fetvası ile Ankara fetvasının din Kurulu, tarihçiler, siyasal bilimcilerden Kurulu heyetce bilirkişi marifetiyle karşılaştırılması…
Bunlarda açıklığa kavuşmuş olmak mühim…O zaman ” kimler kimlerle beraber?” sorusunun cevabı da netlik kazanmaya başlar…😉
18 Ekim 2023
Şevket Bülend Yahnici

