Dini kisveli bir “feslizade” vardı, belki hatırlarsınız; “sinyalci” dahil bütün “merdivenaltı dinciler” bu zatı tarihçi ve “din ulusu” zannederlerdi. 

“Feslizade” Büyük Türk Milleti’ne, Atatürk’e ve Cumhuriyet’e düşmanlıkta öylesine  ileri gitmişti ki; “Keşke Yunan galip gelseydi” bile deyivermişti. 

Şimdi; sanki onun ruhu başka bir kişinin bedenine girmiş gibi, onun bıraktığı yerden bir başka kişilik hortlayıverdi. 

Hatay’la ilgili öylesine cahilce, bilimsel gerçeklikten ve hukuki dayanaktan yoksun cümleler kurdu ki; halkı galeyana getirdi. 

Bu zatla ilgili sicil amiri konumundaki kurum, bu şahısla ilgili inceleme başlatmış. Bu kurumun başında ipe sapa gelmez; hukuki dayanağı olmayan  “Cami Gençlik Kolları” uygulamasının mucidi olan ve “feslizade” ziyaretiyle kamuoyunun tepkisine maruz kalmış birisi var. 

Allah aşkına söyleyiniz lütfen, bu durum “bozacının şahidi şıracı” deyimiyle özdeş değil mi? 

Küresel çete artıkları,  yanaşmalar Büyük Türk Milleti’ne diz çöktürebileceğini mi zannediyor? 

Büyük Türk Milleti böyle çok paslı aparatlar gördü ve üstesinden geldi. 

Esas sorun, siyaset kurumu yozlaşmış ve siyaseti millete hizmet için değil, “sen, ben ve bizim oğlan” zihniyetiyle, bir zenginleşme amacıyla yapmaktadırlar. 

17 Ağustos 2023


Yorum bırakın