Küresel terör örgütü BOP ve “BOP’un Eşbaşkanıyım” diyen ile dini kisveli dönme ve devşirmeler Büyük Türk Milleti’ni Türkiye’de esir etmek için her yolu denemektedir. 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, SEÇSİS düzeneği, “naylon milliyetçiler” ve iş birlikçi muhalefet sayesinde “cebren ve hile” ile ele geçirilmiş, Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu şanlı Cumhuriyet’in rotasından çıkılmıştır. 

Ülke sistemli bir şekilde düzensiz ve illegal sığınmacı girişleri ile örtülü değil, alenen göstere göstere istila edilmektedir. 

Türkiye’de kaçak ve illegal sığınmacı sayısının 13 Milyon olduğu iddiası, bu sığınmacıların ayrıcalıklı olarak Türkiye’nin her bölgesine, iline, ilçesine, hatta köylerine dağıtıldığı ve demografik yapımızın bozulmak istendiği; Büyük Türk Milleti’nin, Atatürk’ün, Türk Ordusu’nun, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Türk Vatanı’nın ve Türk Bayrağı’nın hedefte olduğu açıktır. 

Bazı  bölgelerde gözden uzak kırsal alanlarda çoğunluğunu Afganistan’dan gelenlerin oluşturduğu illegal sığınmacılar için eğitim kampları oluşturulduğuna dair iddialar da vardır. 

Bu türden iddialar, eğer gerçek ise bu durum milli güvenliğimiz için tehdit oluşturmaktadır. 

İzmir Limanı, Kuleli Askeri Lisesi, THY Kargo ve THY’nin satışı vb. gibi iddialar kan donduran cinstentir. 

Varlık Fonu’na alınan kurumların birer ikişer elden çıkartılmak istenmesi, Varlık Fonu’nun Sayıştay Denetimi’nden çıkarılması kabul edilemez. 

Siyasi iktidar millete ait olan bir değeri nasıl satışa çıkarabilir? 

Merkez Bankası’nın içinin boşaltılması, arka kapıdan yapılan satışlarla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı derhal bir soruşturma başlatmalıdır. 

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın “TSK’da Suriyeli subay istihdamı” iddiası ivedi olarak üzerine gidilmesi gereken hususlardandır.

Halkın belli bir kısmını sadaka kültürü ile kontrol altına alan “ihvancı” zihniyet, kontrol edemediği büyük kitleyi zamlar ile sindirmeye çalışmaktadır. 

Enerji, et, kuru gıda dahil bütün iş kollarını siyasi iktidara yandaş olanlar ele geçirmiştir. 

Halk mengeneye alınmış, mengenenin kolu sıkıştırdıkça feryatlar yükselmektedir. 

Muhalefet partileri acz içinde süslü cümleler kurmaktan öte bir şey yapamamaktadır veyahut yapmamaktadır. 

Türk Milleti’nin yeniden bir “kuvayımilliye” oluşturma zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

Zamların amacı halkı teslim almak, ya da cinnetin eşiğine getirmektir.

20 yılda hane halkının gelirleri düşmüş, halk fakirleşmiş, aileler parçalanmış, hastalıklar artmış, hapishaneler dolmuş taşmış, üretimin yerini rant düzeni almıştır. 

İşin özü, her zaman ifade ettiğimiz gibi; “Tevekkül Allah’adır zillete katlanılmaz, 

  Ya istiklal ya ölüm, bunun ortası olmaz!” noktasındayız… 

10 Temmuz 2023 


Yorum bırakın