Ülkenin içinde bulunduğu durum içler acısıdır.

Siyonist Protokolü’nde ne yazıyorsa hepsi eksiksiz olarak uygulanmaktadır. 

Şuuraltında “paflagonya” olan dini kisveli dönme ve devşirmeler Büyük Türk Milleti’ni Türkiye’de esir etmek için her yolu denemektedir. 

Kırk haramiler ile başımız dertte iken, bir de “Milliyetçi Aday” çıkışı ile milli mukavemeti kırmak için iktidar lehine çalışan 40 kişilik kerameti kendinden menkul simsar güruhu ortaya çıkıverdi. 

Rivayet odur ki, “simsar başı” Karacabey’de 500 dönüm arazi ve 10 milyon dolar nakit destek almış. 

Bazı dostlar, “belgesi var mı?” diye soruyor! 

Geçmiş dönemlerde bir rüşvet verenin “Rüşvetin belgesi mi olur ulan?” sözünü belge soran dostlara ve herkese hatırlatırız… 

Maalesef Türk Milliyetçileri’nin iradesini satılığa çıkarmış ve pazarlığa çıkmış türevi meçhul bir yapı ile karşı karşıyayız. 

Yeni kabinenin başarılı olup olamayacağını zaman içinde göreceğiz. 

Şöyle bir bakınca yeni kabine de ” sen, ben bizim oğlan” gibi bir görüntü vermektedir. 

“Tek Adam” sisteminden vazgeçilmediği ve yeniden parlamenter sisteme geçilmediği takdirde; devlet, millet ve hükümet etme bilincinden uzak bir zihniyet eliyle işimiz hiç de kolay olmayacaktır. 

Türk Milliyetçiliği, Büyük Türk Milleti’nin milli refleksi ve milli mukavemetidir. 

Simsar güruhu ve onların “truva atı” için ıteslim edecek irademiz yoktur. 

Türk Milleti’nden, Atatürk’ten ve Cumhuriyet’ten yana tarafız… 

#NeMutluTürkümDiyene 

7 Haziran 2023 


Yorum bırakın