Epileptik ve şizofrenik muhayyilesi olanların “yakalanma korkusu yaşayan hırsız” gibi bir korkunun ve telaşın içinde olduğunu herkes bilir. 

Hırsız, deşifre olmamak ve yakalanmamak için bukelamunun renk değiştirmesi gibi  bir kamuflaja ihtiyaç duyar. 

Bütün dünyada durum böyledir… 

Gelelim ülkemiz kamuoyunda “sansür yasası” olarak telaffuz edilen yasanın tartışılmasına; Anayasa’ya aykırı olduğu, hukuki dayanağının bulunmadığı, bu yasa ile fikir ve düşünce özgürlüğüne kelepçe vurulmak istendiği ifade edilmektedir. 

Bu konu ile ilgili yayınlanan Venedik Raporu’na bakıldığında durumun gerçekten vahim olduğu anlaşılmaktadır. 

Kamuoyunda maalesef suç olan fiillerin sanki bu iktidar döneminde “suç olmaktan çıkarıldığına” dair bir algı var.

Parti üyesi kişilerin liyakatına bakılmaksızın yargı içerisinde konuşlandırıldığına dair iddialar ayyuka çıkmıştır. İnşallah bu iddialar doğru değildir. 

Yargı sopasıyla toplumun dizayn edilmek istenmesi, aykırı düşünenleri düşüncelerini açıkladıkları veyahut bir sosyal medya enstrümanı aracılığı ile yayınladıkları takdirde hapisle cezalandırılacağının kanun haline getirilmesi ürkütücü ve kabul edilemez bir durumdur. 

İktidarın sadece alkış olsun. Yanlış bile yapılmış olsa, “hiç kimse bizi eleştirmesin”, hatta “eleştiremesin” diye kanunlar çıkardığına dair şüpheler artmaktadır. 

Bütün bu olanlar karşısında muhalefetin bir çıkış yolu gösteremediği, sadece tribünlere oynadığı gözlemlenmektedir.

Bir durum tespiti yaptığımızda, aslında siyasetin bütünüyle kendisini halkın üstünde bir yerlerde konumlandırdığı hissiyatına kapılmaktayız. 

Partiler yasası ve delege sistemi modern çağın gerisinde kalmıştır. Belki de arızaların kaynağı “parti başkanlarını kutsayan” ve tartışılmaz kılan bu ilkel yöntemlerdir. 

Eğer hukuku üstün kılmaz isek, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı konusunda tartışmalar devam ederse bu ülkeye yazık olur. 

Bu yasayla yanlışın korunmak istendiği, doğru tepkilerin suç kapsamına alındığına dair bir algı oluşmuştur. 

Sözün özü; bir yolsuzluk, yağma, talan ve hırsızlık olduğunda “hırsız var” denilemeyecek mi? 

7 Kasım 2022 


Yorum bırakın