Askıda ekmek…
Askıda simit…
Askıda fatura…
En sonunda vatandaştan cebren ve hile ile yandaşın cebine, oradan da haramilerin başına aktarılmak için şişirilen elektrik faturasını ödeyemediği için devletin kurumunda tartaklanan ve dışarıya atılan bir vatandaşımızın görüntüleri karşısında kanımız dondu.
Eskiden samimi dindar insanlara güvenilirdi ve saygı duyulurdu. Her zaman da öyle olmalıdır.
Yüce dinimizi ve kutsallarımızı istismar eden dini kisveli dönme ve devşirmelerin ortaya çıkması sonucunda o güvenin ve saygının yerini maalesef tereddütler aldı.
Epileptik ve şizofrenik muhayyilerini gerçekleştirebileceklerini zanneden dini kisveli dönme ve devşirmeler küresel çeteden aldıkları cesaret sayesinde kutsallarımızı bir filin züccaciye dükkanına girmesi gibi “tuz-buz” ettiler. Üstüne üstlük bütün kötü fiillerin ortağı oldukları halde, Afyon hindisi gibi kabardıkça kabarmaktadırlar.
Merdiven altı dincileri, cahiller ve yobazlar Büyük Türk Milleti’nin değer yargılarının üzerinde tepinip durmaktadırlar.
Büyük Türk Milleti’ne, Başbuğ Atatürk’e ve Atatürk’ün kurduğu fazilet rejimine düşman bir zihniyet hükümran olarak ortalarda dolaşmaktadır.
Atatürk’e düşmanlık Büyük Türk Milleti’ne düşmanlıktır. Büyük Türk Milleti’ne düşmanlık, bizatihi İslam’a düşmanlıktır.
Siyonist protokollarının reçete olarak uygulanması sonucu artık vatandaşın yaşamı da askıdadır.
“Tevekkül Allah’adır zillete katlanılmaz, Ya istiklal ya ölüm, bunun ortası olmaz!”
Saygılarımızla,
5 Mart 2022

