Yeni gündemimiz, gerçekten kamuoyunun kanını donduran cinsten bir fotoğraf üzerinden yapılan tartışmalar, fezlekeler ve ” Edirne’deki en büyük hesabı İmralı’dakine verecek.” polemiği.
Beş yıldır bu fotoğrafın kamuoyundan saklanması da düşündürücü.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiası fotoğrafın sözde “çözüm süreci” dönemine ait olduğu şeklinde. Öyleyse, durum daha da vahimdir.
HDP’li Semra Güzel’in milletvekili adayı olurken milletvekili olmasına engel durum var idiyse, öyle olduğu anlaşılıyor. Neden milletvekili adaylığı engellenmedi? Fotoğraf sözde “çözüm süreci” döneminde ise bu fiilin yardım ve yataklık edeni kimdir?
Fotoğraf, yandaş medyanın iddia ettiği gibi 2017 yılına ait değildir.
2017 yılında Adıyaman’da bir operasyon esnasında etkisiz hale getirilen Bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK’nın üyesi teröristin üzerinden çıkmıştır.
Durup dururken 2017 yılında Adıyaman’da operasyon esnasında etkisiz hale getirilen Bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK üyesi Volkan Bora ile HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in fotoğrafları üzerinden yeni bir gündem oluşturulmaya çalışılması ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada
“Bunların göğsündeki şeref madalyası dağa kaçırdığı yavrular, bunlardaki vicdan bu. Ama Edirne’deki en büyük hesabı İmralı’dakine verecek. Zannediyor ki her yer şu anda toz pembe, onların da kendi içinde ayrı bir hesaplaşmaları var, bu hesaplaşmayı da yapacaklar.” şeklinde bir cümle kurması ilginç değil mi?
Birisi İmralı’da müebbet hükümlü, diğeri Edirne’ de tutuklu olan iki kişi birbiriyle nasıl hesaplaşacak?
AKP Genel Başkanı Erdoğan, “Edirne’deki en büyük hesabı İmralı’dakine verecek” derken neyi ima ediyor?
Bu cümleden çok anlam çıkarılabilir…
İnsanın aklına kötü şeyler de gelmiyor değil. Kati bir iç hesaplaşmadan bahsediliyor.
” Zannediyor ki her yer şu anda toz pembe, onların da kendi içinde ayrı bir hesaplaşmaları var, bu hesaplaşmayı da yapacaklar.”
Fiziki mesafe gözönünde bulundurulursa İmralı’dakine Edirne’dekinin hesap vermesi imkansız. Bu nasıl olacak?
Bu cümleden İmralı’dakinin Edirne’dekine birilerini kullanmak suretiyle zarar verebileceği mi ima ediliyor acaba?
Bir hukuk devletinde asla böyle şeyler olamaz.
Veyahut…
Ufukta baskın bir seçim var da seçime giden yolların taşları mı döşeniyor? İşin pratiğinde artık TRT’nin röportaj yapacağı Osman Öcalan adlı bir figür de yok. İmralı’dakinin mektubu da işe yaramadı. Öyleyse İmralı’daki “yaş ve sağlık durumu” gerekçe gösterilerek Cumhurbaşkanı’ nın özel affıyla dışarıya mı çıkarılacak?
İktidarlarını korumak ve HDP’li seçmenlerin oyunu alabilmek için bebek katili Bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK’nın elebaşısını serbest mi bırakacaklar?
Öcalan’a “özel af” mı çıkarılacak?
15 Ocak 2022
Saygılarımızla,

