Argo tabirle “yemişiz sizin müslümanlığınızı”…
Samimi müslümanları tenzih ederek ifade ediyoruz.
Merhum Galip Erdem abi derin entelektüel bakış açısıyla üç şeyin kaba olduğunu tespit etmişti. ‘Kendini belli eden dindarlık, kendini belli eden güzellik ve kendini belli eden sanatın kaba olduğunu yazmıştı.’
Dindar insanın ne kadar dindar olduğunu ispatlamasına gerek yoktur. Çünkü dindar insan yaşayışıyla, vicdanıyla, adalet duygusuyla ve merhametiyle ortadadır. Tahayyül ediniz lütfen, eskiden camilerden nur yüzlü insanlar çıkardı. Onların tebessümleri sanki dünyaya ışık saçardı. Şimdi öyle nur yüzlü insanları görebilen var mı acaba?
Mutlaka vardır ama artık göremiyoruz…
Kendini belli eden güzellik konusunda, çok güzel bir hanımın aşırı makyaj ile güzelliğini gölgeleyebileceğini ve kaba olduğunu yazmıştı.
Galip Erdem abi sanat örneği olarak da Edirne Selimiye Camii’nin minaresini “sanat şaheseri” olarak yazmıştı. Sanat şaheseri olan Selimiye Camii’nin minaresinin gövdesine “bu minaredir” yazan bir tabelanın o sanat şaheserini gölgeleyeceğini ve kaba olduğunu yazmıştı.
Siyasallaşmayan, siyaset – ticaret ve din bezirganlarının elinde dumura uğramayan her değer yargısı başımızın üstündedir.
Milliyetçiliğimiz, milletimizin değer yargılarına bağlı kalarak, onun çağdaş uygarlıklar seviyesine yükseltilmesi ülküsüdür.
Alaturka zihniyet ve alafranga yaşamı “süslüman” olarak belleğimize yerleştiren merhum Mehmet Şevket Eygi üstadı bu vesileyle rahmetle anıyoruz. Şuuraltında “paflagonya” olan dini kisveli dönme ve devşirmeler ona bile neler yaptılar bir bilebilseniz!
Saygılarımızla,
24 Ekim 2021

