Korkarak muhalefet yapılmaz. Korkmadığını belli etmeniz için de bağırıp çağırmanıza, birilerine hakaret etmenize gerek yok.


Sadece ormanların mı yandığını zannediyorsunuz?
Halkın yüreği yanıyor yüreği…

Küresel bir ihanet ile karşı karşıya olduğumuzdan da mı bihabersiniz?

Hiçbir konuda derinliğine bilgi sahibi değilsiniz. Çok donanımlı ve eğitimli kadrolarınız olduğu halde iktidarın trenine binmekten geri durmuyorsunuz.

Koronavirüs gerçeği ve aşı tartışmaları konusunda bile bir fikir sahibi değilsiniz.

Ortada “aşı onayı” alınmış ve 3. fazı tamamlanmış hiçbir ürün de yok.

Türkiye’de hiç kimse aşı karşıtı değil. Küresel ilaç şirketlerinin kobayı olmak istemeyen vatandaşlarımız var.

Bill Gates’in vakfı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yaptığı anlaşmanın içeriğinden de bihabersiniz.

Hızını alamayan bir siyasi parti lideri Uğur Şahin ve eşini ne idüğü belirsiz mRNA aşısının mucidi zannederek TBMM’ye Nobel’e aday olması için çağrıda bulunmaktan bile bahsetmişti.

Başında doktor bulunmayan Dünya Sağlık Örgütü’nün Türkiye’de üç ofis açması ve bu ofislere iktidar eliyle sağlanan dokunulmazlıklar da sizi ilgilendirmiyor.

Prof. Dr. Serhat Fındık, Doç. Dr. Neva Çiftçioğlu ve Dr. Ümit Aktaş başta olmak üzere birçok uzman koronavirüs ve aşılar konusunda farklı sesler yükseltiyor.
Muhalefet partileri olarak bunu niye merak etmiyorsunuz?

Daha çok konu başlıkları var.

Davos zirvesi 2018 ve 2019’da neler konuşulmuş, ne kararlar alınmış?!!

Buraya sığmaz…

Epileptik ve şizofrenik muhayyileleri olan bir zihniyet eliyle ülke talan edildi.

Bırakınız diğer yağma ve talanları, sadece beşli çete eliyle ülke hazinesinin boşaltılması bile şimdiye kadar bu iktidarı götürmeliydi.

Her yere çökmüşler. Büyük Türk Milleti’ne ait olan bütün kaynaklar küresel baronlara ve yandaşlara peşkeş çekilmiş.

Gezi parkı provokasyonlarının olduğu gece yarısı geçen 6491 sayılı yasa ile Büyük Türk Milleti’ne ait olan 3 katrilyon dolarlık yeraltı kaynağı küresel petrol baronlarına peşkeş çekildi.

Muhalefet olarak sizler aklınıza geldikçe 128 milyar dolar nerede diye soruyorsunuz!
Peki bu konuyla ilgili Türkiye genelinde parti teşkilatlarınızı harekete geçirerek Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasını sağladınız mı?

Kürsülerden “yürekli bir savcı arıyoruz” demek kolay değil mi?

Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devlet’inin bütün Savcıları yüreklidir.

Yeterki bizler görevimizi yapalım.

Kayıp 180 milyar dolarlık altınlar için niye sesiniz çıkmıyor?

https://bit.ly/3twIzsJ

Kamuoyu önünde, TV’lerde meclis kürsüsünde ahkam kesmekle muhalefetlik olmaz.

Bu neye benziyor biliyor musunuz?

Sokak kavgasında zayıf adamın güçlü adama argo tabirle “posta koyması” ve ona doğru el kol hareketleri ile yürümesi gibi, önceden ayarladığı kendi adamlarının kavgayı ayırmaya çalıştığı sırada “beni tutmayın” demesine benzer.

Eğri oturalım doğru konuşalım. Türkiye’de bütün sorunların kaynağı siyasi partilerde gerçekten lider bulunmayışı, ortak akılı ve liyakatı da devre dışı bıraktıkları için, lider zannettikleri kişilerin etrafında “tavaf eden” bir taife türüyor.

Bu hastalığı siyasi partiler yasasının tetiklediği de bir gerçek.

Liderlik Allah vergisidir. Sonradan lider olunmaz. Doğarken lider doğulur.

Bakınız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e son yüzyılın değil, gelecek bin yılın da lideri olarak tarihin şerefli sayfasında yerini aldı.

Bir gerçeğin altını çizelim. Atatürk’ün başarılarının arkasında ortak akıl ve kendisine ait liderlik dehası var.

AKP’lilerin kuliste olduğu veyahut gelmediği bir meclis oturumunda bir kanun teklifi muhalefet oylarıyla reddedilmişti.

Apar topar TBMM Başkanı meclise geldi ve müdahil oldu. Sonuç AKP’lilerin istediği gibi oldu.

Demokrasiyi tren olarak tasvir ve tasavvur eden bir zihniyetten demokratik ve centilmence bir davranış beklemek zaman kaybından başka bir şey değil.

Büyük Türk Milleti’nin 20 yılda kaybettiği maddi ve manevi değerleri yazmaya çalışsak ciltler dolusu kitap olur.

20 yılımız çalındı…

Tavistock’ların ürettiği zihin yönlendirme ilaçları hastalara “anti depresan” olarak verilince beyinler çalındı.

Bütün muhalefet sözcüleri TBMM Başkanı’nın müdahalesi ile yapılan haksızlıkla ilgili çok güzel konuşmalar yaptılar ve konu kapandı.

Yapmanız gereken bir şey daha vardı. Atatürk’ün üniformasını çıkarıp istifa ettiği gibi bir işlevinizin olmadığı mecliste bir saniye dahi durmamanız gerekirdi.

İstifa edip sine-i millete dönmek yerine iktidarın değirmenine su taşımayı tercih ettiniz.

Saygılarımızla,

04 Ağustos 2021


Yorum bırakın