“Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum.” denmişti değil mi?

Bir hafta olmadı bu sözler söyleneli…

Bu söz kahvede kıraathanede vatandaş sohbeti değil.

Sınırlarımız kevgire dönmüş…

Gelenler Taliban’dan kaçanlar değil, bizatihi Taliban’ın kendisi.

Bu senaryoda Suriyeli ihvancıların ve kayıp 106740 adet silahın da olduğu gerçeği gözardı edilmemelidir.

Çobanlık da bu işin kılıfı…

BOP güdümlü dini kisveli dönme ve devşirmeler ABD ve İran’ın desteğiyle Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne operasyon çekiyor.

İran devletinin ve istihbaratınının haberi olmadan İran’da kuş uçmaz.

Afganlar  İran istihbaratının desteğiyle sınırlarımıza bırakılıyor.

MİT’in haberinin olmaması mümkün mü?

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın rutin olarak görevini yaptığını, istihbarat paylaştığı birimlerin “Taliban’ın inancıyla paralel düşünen odaklar” tarafından görev yapamaz hale getirildiğini ve kilitlendiğini düşünüyoruz.

Dini kisveli dönme ve devşirmeler, epileptik ve şizofrenik muhayyilelerini gerçekleştirebilmek için adımlarını sıklaştırdılar.

İçerideki “ev ve apartman kilisesi” görünümlü 10 binin üzerindeki ABD’nin ileri karakollarını da işin içine kattığımızda büyük bir milli güvenlik sorunuyla karşı karşıyayız.

CIA Ajanı Henri Barkey Utah Üniversitesi’nde verdiği konferansta ne demişti?

Lütfen hatırlayınız…

https://turkkoc.wordpress.com/2015/08/23/cia-ajani-henri-barkeyin-buyuk-itirafi-akp-ile-anlasarak-tskyi-kafesledik/

Buradan başta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı olmak üzere Cumhuriyet’in Savcıları’na ihbarda bulunuyoruz.

Link tıklandığında CIA Ajanı Henri Barkey’in Utah Üniversitesi’nde verdiği konferansın 9 sayfalık orijinal metnine ulaşılabiliyor.

Büyük Türk Milleti’nin Milli Ordusu TSK’yı kafesleyen Henri Barkey ve yerli işbirlikçileri hakkında ivedi olarak  bir soruşturma açılmalıdır.

Gelelim aşı polemiklerine…

İstanbul Ticaret Odasi, Futbol Federasyonu, Fırıncılar ve Bakkallar Odası gibi kuruluşlar aracılığıyla bir “mahalle baskısı” ve algı oluşturmaya çalışanların duygu durumu endişe verici boyuttadır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hukuk devleti olduğu gerçeği gözardı edilmemelidir.

Herkes işini yapsın. İnsanları korkutarak küresel ilaç firmalarına “kobay” yapamazsınız.

Halktan gizlediğiniz, korktuğunuz bir şey yoksa bu işin çözümü Sağlık Bakanlığı’nın ivedi olarak bir aşı çalıştayı düzenlemesinden geçer.

https://turkkoc.blog/2021/07/23/asi-calistayi-yapilmalidir/

Algıyla ve korkutarak bu sorunu çözemezsiniz.

Diğer taraftan ülkemizde çıkan yangınların sıradan olmadığını ve fotoğrafın bütününe bakılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bir çift sözümüz de muhalefet partilerine.

“Uysal Muhalefet” söylemlerini eyleme geçirmelidir.

Onların yaptığını Fadime nine zaten yapıyor. Hem de yaprak sarmasını yumuşak yerlerinden ısırarak ve çayını yudumlayarak.

Saygılarımızla,

30 Temmuz 2021


Yorum bırakın