“Uysal Muhalefet” hiçbir şey yapmadığı halde iktidarın paniği arttı.

Çünkü deniz bitti…

İçten içe uğultular arttı. “Sessiz yığın” olarak tasvir ve tasavvur edilen AKP’li vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu da artık gidişatı sorgulamaya başladı.

Kamuoyu desteği azalan ve parti teşkilatlarında sorgulanmaya başlanan iktidar ne yapacağını şaşırmış, bir oraya bir buraya yalpalamaktadır.

Eğri oturalım doğru konuşalım. İşin gerçeği, bu zamana kadar ortaya konulan icraatlar ile ortaya çıkan “yalanın, talanın ve vatana ihanetin” herkes farkında.

Suç olan fiillerin suç olmaktan çıkarıldığını herkes görüyor. İktidarın sürekli geçmişimizi “Eski Türkiye” diye aşağıladığı ve 20 yıldır aşağıladığı dönemde üretilen ülke kaynaklarını hovardaca satıp savdığını herkes biliyor.

Hukukun üstünlüğü prensibinin nasıl alaşağı edildiğini, yargının üzerine siyasetin nasıl çöreklendiğini ve Büyük Türk Milleti adına hukuka ve vicdanına göre karar verecek olan hakimlerimizin büyük bir baskı altında olduğunu herkes görüyor.

İşte bu nedenlerden dolayı içeride ve dışarıda çok zor duruma düşen iktidar sahiplerini “yakalanma korkusu” sarmıştır.

Deşifre oldular…

Elbet bir gün Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Savcıları ve Hakimleri Büyük Türk Milleti adına tarihi kararlar vereceklerdir.

Adaletin ayağa kalktığına şahit olacağız ve sevinç gözyaşlarımızla adaleti alkışlayacağız.

Kutuplaştırma siyasetinden halk bıktı. Siyasi tercihleri ne olursa olsun 83 milyon vatandaşın kardeşliğinden ve huzurundan yana yeni bir siyaset geliştirilmelidir.

Bunu sağlamak öncelikle iktidar sahiplerinin görevidir.

“Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır.”

Ezcümle iktidar gerçeklerin ortaya çıkmasından ve halk tarafından bilinmesinden rahatsız.

Meclis kürsüsünden muhalefet sözcülerinin konuşma sürelerinin azaltılmasını istemek de bir deşifre olma ve yakalanma korkusudur.

Biz centilmenlikten yanayız ama hayatın pratiğinde bunun olmadığını öğrenmiş olduk.

“Gerçek hayatta bir av, bir de avcı vardır. Önemli olan av olmamaktır” diye bir tabir var.

Biz ne av, ne de avcı olmak istiyoruz. Yaratılanların en şereflisi insan olalım yeter.

Saygılarımızla,

28 Temmuz 2021


Yorum bırakın