İktidarın uygulamalarına ve satır aralarına baktığımızda iktidarın gizli bir gündeminin olduğu apaçık ortada.
17 Şubat 2013 tarihinde dönemin başbakanı toplu açılışlar için gittiği Mardin Midyat Köşk Meydanı’nda yaptığı konuşmada “Biz her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına almış bir iktidarız.” demişti.

7 Mayıs 2016 tarihinde partisinin Siyaset ve Liderlik Okulu’nun sertifika töreninde konuşan MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, milliyetçiliğin ayaklar altına alınmasının üzerinden takriben üç yıl geçtikten sonra “başından beriye AKP hükümetine ve Erdoğan’a fiili destek verdik”
“Eğer ihtiyaç hâsıl olursa, eğer gerek duyulursa, Türkiye’nin milli ve tarihi çıkarlarını savunmak için, düne kadar hükümete verdiğimiz fiili destek hukuki bir boyut alabilecek ve Milliyetçi Hareket Partisi yalnızca ülke ve milleti için her türlü sorumluluğu almaya hazır olduğunu kanıtlayacaktır.” demişti.
Vatikan 2. bin yılın haçlı seferlerini başlattı.
AKP iktidarları döneminde Türkiye’de 10 binin üzerinde ev ve apartman kilisesi görünümlü yerlerin açıldığını herkes biliyor.
İddia odur ki buraların dini mekanlar olmaktan ziyade ABD’nin değişik ülkelerden devşirdiği ajanları aracılığıyla ileri karakollar olarak hazır tutulduğudur.
Gürcistan, Ermenistan, Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan’daki askeri üslere ilaveten Yunanistan’a Ege’de terkedilen 20 Türk adasında ABD askerleri devriye geziyor.
Doğumuzda İran’ın ve Rusya’nın gizli servisleri iş başında.
Afgan göçü beyni hacklenmiş robotlar eliyle düşünülen bir işgal planının parçası.
Suriyeli ihvancıları asla gözardı etmemeliyiz.
Güneyimizde PKK’lı yılanların oluşturduğu ABD destekli YPG’li yapı da gözönünde bulundurulursa büyük bir milli güvenlik sorunundan bahsedebiliriz.
Birileri düğmeye bastı ve aynı anda bütün dünyada insanlar korku ve paniğe sevkedildi.
Koronavirusun Çin’de bir laboratuvarda üretildiği ve bütün insanlığa karşı biyolojik silah olarak kullanıldığı ortaya çıktı.
Milli devletleri yıkıp dijital dönüşüm sosuyla insanlığı tek merkezli yeni dünya düzenine adapte etmek için var gücüyle çalışıyorlar.
Muhalefetin iktidarın tamamlayıcısı bir düzenek olduğu gerçeği hiç değişmedi.
Uysal muhalefet…
Salı ve çarşamba günleri meclis grup toplantılarında büyük büyük laflar edip, kürsüden indikten sonra maalesef söylemleri hiçbir zaman eyleme dönüşemiyor.
Hane halkının durumu gerçekten içler acısıdır. Yokluk, yoksulluk ve cinnet hali bütün ülkeye yayılmış durumdadır.
Ülkemizde sanki yalan, talan ve ihanet kol geziyor.
Halbuki bizler refahın, huzurun, bereketin,saygının ve sevginin geniş tabana yayılmasını bekliyorduk.
Saygılarımızla,
26 Temmuz 2021

