Bir “ak akıl” tutulması yaşıyoruz. Akıl ve izan firarda!

Balkon konuşmasında “Türk değilim” dediği an indirilmeliydi.

Atatürk’ün şan ve şerefle kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni küresel emperyalizme peşkeş çekecek kadar zıvanadan çıkmış bir zihniyete teslim olacak mıyız?

Epileptik ve şizofrenik muhayyilelerini cebren ve hile ile topluma dayatan dini kisveli dönme ve devşirmelere teslim olacak kadar alçak ve basiretsiz miyiz?

Büyük Türk Milleti’nin “diplomasız” BOP artığı ve “kalpazan” bir avuç çeteye boyun eğmeyeceği artık anlaşılmalıdır.

Fetö metö hepsi “mafya taktiği” ile ülkeye çökmeye çalışan küresel güdümlü ehliyetsiz ve liyakatsız zihniyetin işidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti laik, sosyal bir hukuk devleti iken, şanlı cumhuriyetin küresel güdümlü “ılımlı islam” misyonerleri tarafından kuşatılmak istenmesi düşündürücü değil mi?

“Ne istediniz de vermedik?” bir yardım ve yataklık itirafı değil mi?

“Valilere PKK’ya operasyon yapılmaması için talimat verdik” cümlesi Bölücü Ermeni Narko-Terör Örgütü PKK’ya yardım ve yataklık itirafı değil mi?

MHP’nin içine düşürüldüğü durum, Türk Milliyetçileri’nin ve MHP’nin şanlı mazisi ile çelişmektedir.

Türkiye ise dört taraftan kuşatılmış durumdadır.

Yapılması lazım gelen, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ivedi bir şekilde kurucu ayarlarına dönmesidir.

02 Temmuz 2019


Yorum bırakın