106740 adet silahı dini kisveli dönme ve devşirme illegal radikal unsurlara dağıtmışlar ya, şimdi yeni bir provokasyonun arayışı içindeler.

Bilim insanlarına gözaltı ve sürekli Gezi’nin telaffuz edilmesi, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın “Fesli Kadir” namıyla anılan Kadir Mısıroğlu’nu ziyaret etmesi ve Kadir Mısıroğlu’nun Atatürk’e ve Cumhuriyet’e salvoları hepsi bir planın parçaları.

Geçmiş Gezi eylemlerinin ortaya çıkmasında etkili bir “Ajan Provokatör” vardı.

O “Ajan Provokatör” 6491 Sayılı Petrol Yasası’nı birçok kez denemesine rağmen meclisten geçirmeyi başaramamıştı. O gece herkes Gezi’yi seyrederken, yıldırım hızıyla 6491 Sayılı Petrol Yasası’nı küresel petrol baronlarının istediği şekilde o gece yarısı meclisten geçirmişti.

Türkiye’ nin muhtelif vilayetlerinden polisleri İstanbul’a sevketmesine rağmen “Ajan Provokatör” olayları kontrol edemedi.

O gece yarısı Büyük Türk Milleti 3 katrilyon dolarlık bir soyguna maruz kaldı.

Olayların başlatılmasında dahli bulunan “Ajan Provokatör” Gezi yenilgisini bir türlü hazmedemedi.

“Allah’ın lütfu” olarak ifade ettikleri 15 Temmuz alçak darbe mizanseninin TBMM’de araştırılmasını da istemediler.

Hem 15 Temmuz mağduru olup, hem de araştırılmasını istememek nasıl bir duygu durumudur acaba?

Hatta 15 Temmuz’u kutsarcasına köprülere, meydanlara ve akıllarına gelen her yere 15 Temmuz adının verilmesi ne anlama geliyor?

Bunu nasıl yorumlayabiliriz?

15 Temmuz bahanesiyle Ankara Emniyet Müdürlüğü önünden halka silah dağıtılması, kime karşı halkın silahlandırıldığı, silah dağıtılan halkın kimler olduğunu düşünürken, kayıp 106740 adet silahın akibeti soruşturulması gerekirken, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı derhal olaya müdahil olup soruşturma açması gerekirken, bir de ne duyalım 696 sayılı KHK’nın 121. Maddesi ile silah dağıtılan çete koruma altına alınmıştır.

Şimdi “Ajan Provokatör” bir rövanş arayışı içinde kin ve nefretle çırpınmaktadır.

Büyük Türk Milleti’nin evlatlarına uyarımdır.

Sakın ha oyuna gelmeyiniz!

Her ne kadar yönetenler hukuk devletinden yana olmasalar da siz hukuk devletinden ve yasalardan yana olunuz.

Epileptik ve şizofrenik muhayyilelerini Büyük Türk Milleti’ne zorla kabul ettirebileceğini düşünenler, er ya da geç yargının huzuruna çıkacaktır.

Gezi benzeri protestolar başlasın ve 106740 adet silahın dağıtıldığı karanlık yapı katliam yapsın istiyorlar.

Büyük Türk Milleti’nin 106740 adet silahı elinde bulunduran illegal yapıyı o silahların üstüne oturtabilecek güçte olduğu gözardı edilmemelidir.

Tekrar soruyoruz…

Vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini, huzurumuzu ve milli güvenliğimizi tehdit eden, 106740 adet silah kimlerin elinde?

23 Kasım 2018


Yorum bırakın