
Her daim Erdoğan’ın yönettiği ve yönlendirdiği AKP Hükümeti’nin oy hesapları ile oluşturduğu paralel yapılar tartışmaya açılsa, inanınız Erdoğan ve AKP Hükümeti bu işin altından kalkamaz.
15 Temmuz’un müsebbibi olarak ilan edilen taifenin elebaşılarının dünyanın her yerinde CIA güdümünde faaliyet gösterdiğini duymayan kalmadı.
Bir tek Erdoğan’ın ve AKP Hükümeti’nin, hatta TC Devleti’nin istihbarat teşkilatının bu yapılanmadan haberi yoktu öyle mi?
“Türkçe Olimpiyatları” dahil, devletin hazinesini bu yapı için seferber eden, hatta onlar adına para bastırıp tedavüle süren Erdoğan ve AKP Hükümeti değil miydi?
“Ne istediniz de vermedik?” diyen “CEHAPE” mi, İYİ PARTİ veyahut SAADET PARTİSİ miydi?
Diğer “paralel” bölücü Ermeni terör örgütü PKK’nın hangi isteğini veyahut isteklerini gizlice yerine getirdiler ona bakmak lazım.
Yolsuzluğun, hırsızlığın ve vatana ihanetin başı “NUMBER ONE”ı aynı kişidir.
Bu” NUMBER ONE ” her kim ise bir an evvel yakalanmalı ve bağımsız Türk Yargısı’nın önüne çıkarılmalıdır.
Eğer bu gizli el ortaya çıkarılıp deşifre edilmezse ve hakettiği ceza verilmezse, bizler daha çok
cambaza bakmaya devam ederiz.
Doğu ve Güneydoğu’da devlet otoritesinin yerine, eli kanlı Ermeni çeteciler geçmişse ve bu terör örgütünün her istediği derhal yerine getirilmişse, halk bu terör örgütünün elinde rehin bırakılmışsa ve Erdoğan “Valilere PKK’ya operasyon yapılmaması için talimat verdik” diyerek hepimizin kanını dondurmuşsa, bu durum gerçekten vahim değil midir?
Türk halkı Erdoğan’a ve AKP’ye bir şekilde oy vermişse, devlet yıkılsın, ülke kaynakları talan edilsin ve bölücü Ermeni terör örgütü başta olmak üzere diğer terör örgütleri ile işbirliği yapılsın diye vermemiştir. AKP’ ye hasbelkader oy verenlerin birçoğu artık “ellerim kırılsaydı da oy vermeseydim. Bizi kandırdılar. Aldatıldık” diye saçını başını yolmaktadır.
AKP hükümetinin önce “paralel yapı” dediği, sonradan “FETÖ” olduğunu vehmettiği örgüt, nasıl alçak bir örgüt ise, hiçbir yere kendilerini övücü “FETÖ” afişleri asmıyor ve duvarlara diğer terör örgütleri gibi yazılar yazmıyor.
Bu işte bir tuhaflık yok mu?
Dünyada sosyal medya dahil birçok yayın ve propaganda araçları ile yayın yapan bu yapı, “FETÖ” adıyla örgütlerini niye kutsamıyorlar?
Televizyon ekranlarında bir sürü anlı şanlı terör uzmanı var.
Bu örgütü bu yönüyle niye tartışmıyorlar?
TBMM’de 15 Temmuz’un üzerine niye kara bir örtü örtüldü?
15 Temmuz alçak darbe girişimi mi, tertip mi her neyse TBMM’de araştırılması AKP eliyle niye engellendi?
Bir iddiayı gözardı etmemeliyiz. Erdoğan ve AKP Hükümeti’nin bu yapıyı TSK’ya karşı kumpasta kullandığı da iddia edilmişti.
CIA güdümlü olduğu da bilinen bu yapının elemanları, 17/25 Aralık operasyonları sürecinde Kısıklı’ya bir şüpheliyi almaya gidip, dirençle karşılaşınca süklüm püklüm geriye dönen hımbıl taifesi değil midir?
Merhum Talat Aydemir ve arkadaşları darbeye teşebbüs ettiler ve duygusal davrandıkları için bedelini canlarıyla ödediler.
Hele içlerinde bulunan Merhum Binbaşı Fethi Gürcan için “mangal gibi yürekli” derlerdi.
Türkiye’de darbe yapıldığı doğru ama darbe mi, mizansen mi, her neyse bu eylem hukuk devletine karşı yapıldı.
Maalesef ülke yabancı ajanların cirit attığı bir arena oldu.
Küresel emperyalizmin güdümünde hırs ve ihtirasları için vatanı bölmek dahil herşeyi yapan, geçmişte bir avuç kuduz teröristin tehdit ve şantajına boyun eğen, ihaneti cennet yolculuğu gibi sunan bir zavallılık durumunu da ibretle seyretmedik mi?
Birşey daha dikkatimizi çekiyor. Erdoğan ve AKP Hükümeti, TSK Afrin’de operasyon yaparken PKK’nın finans kaynaklarını niye kurutmuyor?
PKK’nın şirketlerine ve mal varlıklarına neden el konulmuyor?
Her gün Türkiye’deki ABD üslerinden PYD/YPG = PKK’ya silah, mühimmat ve diğer lojistik malzemelerinin gönderilmesine neden izin veriliyor?
Çözüm paketi, Külliye’nin buzluğunda niye bekletiliyor?
PKK şirketlerine ihale mi verdiler?
Çıkarılan bazı kanunlar, PKK’nın kara para aklamasını kolaylaştırdı mı?
Yol işini takip ederken, yoksa yoldan mı çıktılar?
09 Mart 2018
