Türk Milleti bu oyuna seyirci kalmamalıdır.

Balkon konuşmasında “Türk değilim” dediği an indirilmeliydi. Göstere göstere Türke vurmak denir yaptıklarına.

Bakınız Ege’de 18 Türk Adası Erdoğan ve AKP Hükümeti eliyle Yunanistan’a ya bir şekilde peşkeş çekildi veya satıldı.

Her konuda herkese laf yetiştiren Erdoğan ve AKP Hükümeti, sözkonusu Yunanistan’ın Ege’de işgal ettiği 18 Türk Adası olunca ağızlarını bıçak açmıyor.

Bazı parti sözcüleri ve dışişleri bakanı “laf ola beri gele” cinsinden uğultulu ve anlaşılmaz bir şekilde konuşmayı tercih ediyorlar.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhuriyet Savcıları, Yunanistan’ın Ege’de işgal ettiği adalardan İzmir ‘e, Aydın’a ve Muğla’ya uzanan top namlularının nedenini niye merak etmiyorlar?

Neden “vatana ihanet” soruşturması açılmıyor?

Şehit kanları ile elde edilen mukaddes vatan toprakları, adı ister ada, ister adacık, ister kaya parçası veyahut bir çakıl taşı olsun, Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AKP Hükümeti’nin başka bir ülkeye peşkeş çekeceği bir özel mülk değildir.

Yunan Ordusu, Erdoğan ve AKP Hükümeti eliyle işgal ettiği ve silah yığınağı yaptığı Türk topraklarından namlusunu Türkiye’ye çevirmiştir.

Bu düpedüz vatana ihanet suçudur ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Cumhuriyet Savcıları bütün olan biteni elleri böğürlerinde izliyor görüntüsü vermektedir.

AKP hükümeti bütün hırsızlıkları, yolsuzlukları, talanı ve vatana ihaneti kamufle etmek için hanımların türbanı üzerinden suni istismar alanları üretmiştir.

Yunanistan’ın Ege’de işgal ettiği vatan toprakları Türk Milleti’nin namusu değil midir?

Türk Milliyetçileri’nin hiçbir kişinin kılık kıyafeti ve inancı ile ilgili bir önyargısı yoktur. İnsanları olduğu gibi ve Allah’ın mukaddes emaneti olarak görürüz.

Ancak cumhuriyeti yaşatmak gibi bir de misyonumuz var.

Müslüman hanımların örtüsü küresel destekli, dini kisveli dönme ve devşirmelerim istismar aracı olamaz.

Talan edilen vakıf malları, küresel petrol baronlarına peşkeş çekilen kaynaklarımız, yolsuzluk ve ihaneti gizlemek için türbanın ve dinin arkasına saklanan küresel destekli dönme ve devşirmelere karşı uyanık olalım.

Erdoğan Başbakan iken, ADL yöneticisi Foxman’ın elinden “cesaret ödülü” almıştı.
Niye?

Varlığımız,Türk Varlığına armağan olsun…

“Türküz, Müslümanız, Uygarız”

“Ne Mutlu Türküm Diyene!”


Yorum bırakın