”Diplomasız” rumuzunu kullanma nedenimiz, seçim meydanlarında halktan oy isterken Kuran sallayan kişiden beklentimiz, üniversite diplomasını da aynı eline alarak “sahte diploma” iddiasında bulunanların suratlarına çarparcasına sallamasıydı.
Yaptı mı bunu veyahut yapabildi mi?
Tabii ki hayır!
Öyleyse diploması “miploması” yok.
Olsaydı anında bu alaycı ve sevimsiz polemiğe neşteri çoktan vurmuştu.
Böyle olmadığına göre, “diplomasız”…
“Diplomasız” Büyük Türk Milleti’nin cambaza bakmasını istiyor.
“Üzre” ile kurduğu diğer cümleler gibi, içinde “metal yorgunluğu” geçen yeni süslü bir cümle daha kurdu.
Doğrusunun ‘Mental Yorgunluğu’ olduğunu da bilmiyor.
Bilen birisi de söylemeye cesaret edemiyor!
Bir filmde merhum Kemal Sunal’a Şener Şen:
“Ağanın p. üstüne p. olur mu ulan”
diye çıkışmıştı ya, durum aynen öyle . 🙂
Hiç kimse onun ağzından çıkan sözler dışında bir söz edemiyor.
Onun düşüncesi dışında düşünmek bile yasak!
Çünkü her şeyi o biliyor.
Ülkeyi beton mikseri gibi karıştırmaya başladı.
Ülkede yağmalanmayan, talan edilmeyen bir şey kaldı mı?
Kurum kaynakları bile yağmalanmış. Fonlarla sorunları ötelemekten başka yaptıkları bir şey yok.
Bütün başarısızlıklarını gizlemek için yeni bir gündeme ihtiyaç duyuyordu ki, müftülükler nezdinde nikah kıyma olayını gündeme getirdi.
Üstüne basa basa “istesenizde istemesenizde bu yasa meclisten geçecek” dedi.
Bu racon ile maalesef TBMM’nin manevi şahsı tahkir edildi.
AKP’li ve MHP’li milletvekilleri de maalesef bu tahkirden payını almak pahasına Anayasa’ya aykırı olan bu yasayı meclisten geçirdiler.

