YSK’nın 80 milyonun gözünün içine bakarak yaptıklarına bakılırsa anlaşılan odur ki, sanki küresel destekli organize bir suç örgütü devleti ele geçirmiş ve hukuku askıya almıştır. 

Neden küresel destekli organize bir suç örgütü dediğime açıklık getireyim?!..

Hatırlayınız lütfen!… 

Durup dururken, ortada hiçbir şey yok iken, Diyarbakır’ın bir yıldız gibi parlayacağanı, artık Ortadoğu’da bir görevi olduğunu ve BOP’un eşbaşkanı olduğunu söyleyen siyasi aktör kimdi?

Hukuki ihtilafların giderilmesi için güya dahiyane fikrini ortaya koyan ve “ulemaya sormak lazım! ” diyen kimdi? 

1940’lı yıllarda olsaydı belki YSK’nın yaptığı SEÇSİS düzeneği dahil her türlü hilesi, hüllesi halktan bu kadar tepki almazdı.

2017’de olacak şey mi bu?!… 

Bağımsız olması gereken Türk Yargısı maalesef bütün olanları, bitenleri çaresiz bir şekilde izlemekle yetinmektedir.

Yargı mensupları üzerinde büyük bir baskı vardır! 

Her şeyi bilen, her işe karışan siyaset sayesinde bağımsız olması gereken Yargı işini yapamaz hale gelmiştir.

YSK eliyle iradesi çalınan Büyük Türk Milleti sorunların hukuk yoluyla çözülmesinden yanadır. 

İradesi çalınan halk demokratik bir tepki için meydanlardadır.

Tahriklerden ve muhtemel provokasyonlardan kaçınmak ve her ne olursa olsun hukukun üstünlüğüne inanmak esas olmalıdır. 

Bu ses, mazlumca bir haykırıştır.

“Ey Hukuk Ayağa Kalk!”

Diyorlar…


Yorum bırakın