Ege’deki 18 Türk adası Yunanistan’a satıldı mı?  

15 yıldır ülkeyi uzaylılar yönetiyordu da biz mi habersiziz?

Herşey ortada değil mi?

Neden #Hayır dediğimiz anlaşılamadı mı?

CIA Ortadoğu ve Türkiye Uzmanı Henri Barkey’in yıllar önce Utah Üniversitesi’nde verdiği konferansta yaptığı müthiş itirafları hatırlamaya çalışalım.

CIA Ortadoğu ve Türkiye Uzmanı Henri Barkey, yaptığı müthiş itirafta “AKP ile anlaşarak TSK’yı Kafesledik! ” demişti.

Üzerinden yıllar geçmesine rağmen Henri Barkey’in bu iddiaları henüz tekzip edilmemiştir.

Henri Barkey’in müthiş itirafı ile ilgili yazıyı lütfen aşağıdaki linki tıklayarak okuyunuz!

https://turkkoc.wordpress.com/2015/08/23/cia-ajani-henri-barkeyin-buyuk-itirafi-akp-ile-anlasarak-tskyi-kafesledik/

Bütün olanlara bakılınca, 15 yıldır ülkenin organize bir suç örgütü mantığıyla “fiili durum” ile ve hukuk ilga edilerek yönetildiği ortaya çıkmaktadır.

“Türk değilim” diyen, küresel terör örgütü BOP’un eşbaşkanı olduğunu da söyleyen bir kişi terör örgütü olarak ilan ettiği bir cemaat ile 12 yıl bilfiil iktidar ortağı gibi çalışmış, Henri Barkey’in müthiş itirafında belirttiği gibi TSK’nın kafeslenmesine neden olan kumpasları Milli Ordu’ya bu cemaatin kadroları ile birlikte yapmıştır.

Hatta kurulan kumpas sonucu ortaya çıkan”Ergenekon ve Balyoz” davalarının savcısı olduğunu bile söylemiştir.

Adı 17-25 Aralık Büyük Yolsuzluk Operasyonlarından sonra sürekli “paralel” olarak telaffuz edilen cemaatin sonradan “FETÖ” olduğunu 15 Temmuz hain ve alçak tertibinden sonra öğrenmiş olduk.

15 Temmuz’un hain bir darbe girişimi mi, yoksa iktidarın bir darbe oyunu mu olduğunu maalesef öğrenemedik.

https://turkkoc.wordpress.com/2016/09/15/15-temmuz-tbmmde-arastirilmalidir/

Çünkü AKP eliyle 15 Temmuz’un araştırma komisyonunda objektif olarak araştırılması engellendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ne istediniz de vermedik?” diye sitem ettiği cemaat, gerçekten devlet içinde bir paralel devlet yapılanması yaptıysa ve FETÖ ise, 12 yıl boyunca onların devlet kadrolarına yerleştirilmesini sağlayanlar, onların atamalarında imzası olanlar, onların her istediğini verenler, adına “paralel” ve “FETÖ” denilen örgüte yardım ve yataklık etmiş sayılmazlar mı?

Diğer taraftan bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK ile olan ilişkiler, Oslo gizli görüşmelerinin şifresi, Habur’da kurulan çadır mahkemeleri ve otobüsün üzerinden ihanet gösterisi, Diyarbakır’da ve Dolmabahçe’de seyrettiğimiz zillet görüntüleri milli vicdanları sızlatmıyor mu?!..

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçmişte gündeme getirdiği ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sert polemiklerin de yaşandığı İmralı ile Kandil arasında kriptolu telefon irtibatının kurulduğuna dair iddialar ve halen çözüm paketinin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından buzdolabının buzluğunda bekletiliyor olması,

Bahçeli’nin bugün Erdoğan’ın Başkan olabilmesi için verdiği mücadelenin dünkü söylemleri ile çelişmesi de ayrıca bir ibret vesikasıdır.

Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde federasyonun altyapısı olarak kurulmuş olan İstinaf Mahkemeleri ve Kalkınma Ajansları bir planın parçaları değil mi?

Ya şuuraltındaki Paflagonya!..

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 80 milyonun gözünün içine baka baka televizyon ekranlarından canlı olarak söylediği “Valilere PKK’ya operasyon yapılmaması için talimat verdik! ” sözü, hatta PKK’lı teröristlerin silah ve mühimmat yığınağı yaptıklarını bildikleri halde sözde “çözüm süreci” hatırına ses çıkarmadığını söylemesi seyreden milyonlarca vatandaşın kanını dondurmuştu.

Vatan evlatlarına, kınalı kuzularımıza kurulan bombalı ölüm tuzakları bu talimatlarn ürünüdür.

Cumhuriyet Savcılarımıza göre bu fiiller, bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık suçu kapsamında değil mi?

Hizbullah, El Nusra ve IŞİD ile ilişkiler ise işin bir başka boyutu!

Din ve vicdan özgürlüğü ile uzaktan yakından bir ilişkisi olmayan ev, dükkan ve apartman kiliselerinin AKP ürünü olduğu da hatırdan çıkarılmamalıdır.

Bir ibadethane olmaktan ziyade haçlıların ileri karakolları gibi bir fonksiyon icra etmektedirler.

Hemen hemen her gün, birçok konuda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan’ın Ege’de işgal ettiği ve Türkiye’ye karşı silah ve mühimmat yığınağı yaptığı 18 Türk adası ile ilgili neden sessiz?

https://youtu.be/ly8Z9zvlniY

Ege’deki 18 Türk adası Yunanistan’a hediye mi edildi?

Satıldı mı?!..

Bilmek istiyoruz….

11 Şubat 2O17


Yorum bırakın