AKP Hükümeti 14-15 yıl içinde elini attığı her şeyi kuruttu.
Her yaptığı işe bir slogan buldular ve arkasından bir tabela asıldı mı, o işi başardık zannediyorlar.
Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur’u SGK çatısı altında topladılar.
Oldu mu Sosyal Güvenlik Kurumu?!…
Sosyal hukuk devleti olmadan, Sosyal Güvenlik olur mu?
Sosyal Güvenlik Kurumu’nu oluşturmadan önce, sosyal güvenlik ve sigortacılık konusunda deneyimli, donanımlı ve marka olmuş uzmanlarınızın olması lazım.
“Ak Akıl”ın kadroları liyakatlı mı?
-Değil!..
El yordamıyla, kulaktan dolma bilgilerle, epileptik ve şizofrenik muhayyileler ile devlet yönetilmeye çalışılırsa, yukarıdan aşağıya o şekilde dizayn olunursa, bu sonuç kaçınılmaz olur.
Bırakınız devleti yönetmek, bu kadrolar küçük bir işletmeyi bile yönetebilecek ehliyete haiz değil.
Sosyal bir devlette Sosyal Güvenlik Kurumu sigortalı prim borcunu ödeyemedi diye sigortalının borcunu ve hizmet süresini siler mi?
Hizmet süresinin silinmesi ile sigortalı sağlık hizmetlerinden de yararlandırılmıyor. Güya SGK tek çatı altında toplandı ya, Bağ-Kur’lunun sigorta primi ödeyememiş olması borcunun ve hizmet süresinin silinmesine, sigortalılık hizmetlerinden faydalandırılmamasına neden olurken, bir SSK’lının işvereni çalışanının sigorta primini ödeyememiş olsa bile o sigortalının başına Bağ-Kur’lu sigortalının başına gelenler gelmiyor. Yani ne borcu siliniyor, ne de hizmet süresi siliniyor!
Ayrıca 23 Kasım 1986’dan önce işe başlayan ve 5.300 gün prim ödeyen bir SSK’lı, 49 yaşında “emekli” olabiliyor. SSK’lıdaki 5.300 günlük süre, aynı tarihte işe başlayan Bağ-Kur’lu esnaf ve sanatkâr için 9.000 günden aşağı olamıyor.
SSK’lılar, Bağ-Kur’lulardan farklı olarak, primleri ödenmese dahi, sağlık hizmetlerinden ailece yararlanabiliyorlar.
AKP hükümeti eline neyi almışsa reform olarak sunmuş ve derinliğine bilgi sahibi olmadıkları her konuyu eline yüzüne bulaştırmıştır.
Sosyal Güvenlik reformu olarak sundukları bütün uygulamaların yasal dayanağı yoktur.
SGK, kötü yönetimler nedeniyle iflasın eşiğine getirilmiştir.
30 Mart seçimlerinden sonra torbadan çıkan yasa yanlış uygulamaların zırhıdır. Kendi içinde çelişkilerle dolu hukuki olmayan düzenlemelerdir.
Sigortalının talebi olmaksızın borç ve hizmet sürelerinin silinmesinin yasal dayanağı yoktur.
Bir Örnek:
Şantajcı ve adaletsiz uygulamada, emeklilik süresi dolmuş ve hatta dört yıl geçmiş sigortalı, SGK ‘ya başvurduğunda hizmetlerinin silindiği sürpriziyle karşılaşıyor.
Emeklilik süresi 4 yıl geçmiş sigortalıya borçlarını ödemediği için borcunun ve hizmet sürelerinin silindiği bilgisi veriliyor. Ancak ihya talebinde bulunulursa emekli olabileceği ifade ediliyor. Vatandaş ihyanın ne demek olduğunu emeklilik tahsis bölümüne geldiğinde öğreniyor. İhya talebi ile eski hakların geriye verileceği ifade edilen sigortalının ödemediği bütün prim borçlarının yanında silinen hizmet süresinin yerine ihya ile gün satın alınması şartı koşuluyor veya gününün dolmasını bekleyeceksin diyorlar.
25 bin TL prim borcu olan sigortalıya ihya ile banka vesair masrafları dahil 40 bin TL daha ödetilerek, 65 bin TL ödemek suretiyle sigortalı emekli olabiliyor.
Bankaya Ek – 2 belgesi ile yönlendirilen sigortalının maaşı, sözkonusu belgede yaklaşık 745 TL olarak yazıyor.
Sigortalı Banka’da maksimum 60 aylık bir ödeme planı ile 1650 TL taksitle kredilendirilebiliyor. Maaş 745 TL olduğu için 25 bin TL ‘lık kredi çıkıyor. Geriye kalan için sigortalının ek garantisinin olması gerekmektedir.
Netice itibariyle sigortalının emeklilik hayali suya düşüyor.
Allah aşkına söyleyiniz, Sosyal Güvenlik reformu bunun neresinde?
Halka bu kadar zulüm yetmedi mi?
Sigortalıdan ihya dümeniyle alacakları bu fahiş meblağlar ile siyasi iktidarın ehliyetsiz kadrolarının elinde oyuncak olan SGK’nın açığının kapatılmasının düşünüldüğü aşağıdaki gerçekler ile ortaya çıkıyor.
SGK Batmış da haberimiz olmamış!
İşte gerçekler :
“-2015 yılında 11.4 milyar lira açık veren SGK’nin bu yıl sonundaki açığı 20 milyar 14 milyon liraya çıkacak. Gelecek yıl SGK’nin açığının ise 21.6 milyar liraya ulaşması bekleniyor.
-Sigorta prim teşviklerine 2004 yılından 2016 Ağustos dönemine kadar 69 milyar 62 milyon lira kaynak aktarıldı.
-2 milyon 452 bin 249 memurdan 1 milyon 756 bin 934’ü sendikalı. Memurlarda sendikalaşma oranı yüzde 71.64. Toplam işçi sayısı 13 milyon 38 bin 351. Sendikalı işçi sayısı ise sadece 1 milyon 499 bin 870. İşçilerde sendikalaşma oranı da yüzde 11.50.
-Kasım 2016 itibarıyla yabancı çalışma izni başvuru sayısı 72 bin 167. Verilen izin sayısı ise 59 bin 873.
-Kamuda, memur, hâkim-savcı, öğretim elemanı, sözleşmeli personel, işçi, geçici personel ve askeri personel olmak üzere toplam çalışan sayısı 3 milyon 291 bin 846.
-Genellikle şikâyetlerin aktarıldığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi ALO 170 bilgi hattınatoplam 39 milyon 304 bin 320 çağrı geldi. Hatta gelen çağrılarda ilk sırayı SGK aldı. Gelen çağrıların yüzde 68.8’ini SGK ile ilgili konular oluşturdu.
-Çalışma Bakanlığı’nın 2017 bütçesinden SGK’ye işveren prim indirimi için 15 milyar 300 milyon 915 bin lira kaynak aktarılacak. İşverene asgari ücret desteği için de SGK’ya 8 milyar lira kaynak verilecek.” *(1)
SGK’nın kötü yönetim nedeniyle verdiği açığı yine millet kapatıyor!
*(1) 21 Kasım 2016 Mustafa Çakır (Cumhuriyet)

