MHP’de meşruiyeti olmayan bir genel başkan, iki Bahçeli vardır. Bu günkü Bahçeli’nin söyledikleri dünkü Bahçeli’yi tekzip etmektedir. Partisini iktidar yapmak istemeyen,bir başka siyasi partiye fiili destek verdiğini pervasızca söyleyebilen bir siyasi parti lideri “AJAN” sayılmaz mı?

Kendisini genel başkan seçen delegeden bir yıldır kaçan Devlet Bahçeli’nin bir koltuk uğruna yapmayacağı yoktur.

Küresel terör örgütü BOP’un eşbaşkanı olduğunu söyleyen, kendisinin de daha evvel “17-25 RTE” olarak rumuzlandırdığı Erdoğan’a ve AKP Hükümeti’ne sığınmış bir Bahçeli, dışarıdan bakıldığında Erdoğan’a ve AKP Hükümeti’ne bir koltuk uğruna rehin durumdadır.

MHP’de genel başkan kalmak, Bahçeli için Başbakan olmaktan daha önemlidir. Hatta Cumhurbaşkanı olmaktan bile önemlidir!

Merhum Başbakan Bülent Ecevit’in kendisine teklif ettiği Cumhurbaşkanlığı teklifini kabul etti mi?

Bu teklifi kabul etmediği gibi, Cumhurbaşkanlığı’na aday olduğunu açıklayan kabinede bakan olan Sayın Sadi Somuncuoğlu’nu adaylıktan vazgeçirebilmek için töre ambalajlı mafya yöntemlerine bile başvurmuştur.

Ülkücüler, “Türk değilim!” ve “BOP Eşbaşkanıyım!” diyen, hatta milliyetçiliği ayağının altına aldığını söyleyen, “Valilere PKK’ya operasyon yapılmaması için talimat verdik” de demiş olan Erdoğan’a “biat” eden Bahçeli’yi MHP’nin başında görmek istemiyor.

Bahçeli koltuk uğruna küresel terör örgütü BOP’un truva atlarına rehin durumda olabilir. Ancak Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in ve şehitlerimizin emaneti olan MHP’yi ve kutsal ülkümüzü asla rehin veremez!

Başbuğumuzun ifadesiyle, gerekirse milyonları meydanlardan yürütürüz..


Yorum bırakın