BAHÇELİ ELİYLE DİKTATÖRLÜĞE Mİ SÜRÜKLENİYORUZ? 

 Bahçeli’yi MHP Genel Başkanı seçen delege, bir yıldır olağanüstü kurultayı toplamak için mücadele veriyor. 
“Arkadaş, bir gel konuşalım. Parti niye kan kaybediyor? Seçimlerde neden 2 milyon oy başka partilere gitti? Olağanüstü kurultayı toplayıp bir durum değerlendirmesi yapalım! ” kabilinden bir talepte bulununca, Bahçeli, ” vay siz de kimsiniz? toplayın imzayı bakalım ne kadar gücünüz var görelim? ” dedi. 

MHP delegeleri bir taraftan Ülkücü İrade’yi temsil ettiklerini ifade etmeye çalışırken, diğer taraftan tüzüğe göre zorunlu olan imza sayısının iki mislini MHP Genel Merkezi’ne avukatları ve noter aracılığı ile teslim ettiler. 

Hatta bu süreçte Bahçeli, Kızılcahamam’dan kızılca kıyameti koparan açıklamasını da yaptı. Delegelerin tamamı imza verse bile olağanüstü kurultayı toplamayacağını, Ülkücü İrade, mirade bir şeyi tanımadığını ifade ederek mahkemenin yolunu gösterdi. 

Mahkeme sürecini bütün yönleriyle Türkiye seyrettiği için anlatmayacağım. 

İfade etmek istediğim, Türkiye bir yıldır Ülkücü İrade’den köşe bucak kaçan bir Bahçeli profilini izlemektedir. 

Bir an için kendinizi Sayın Bahçeli’nin yerine koyunuz, bir yıldır kovalanıyorsunuz ve siz de kaçıyorsunuz! Gemerek, Tosya başta olmak üzere gitmediğiz il ve ilçe kalmamış. Bu esnada “63 akılsız adam” diye yerden yere vurduğunuz, “vatan haini” dediğiniz akil adamların hukuk, medya ve siyaset ayağı olanlarına akıl danışmaya bile başlamışsınız, akil danışmanlar ile çektirdiğiniz boy boy resimler basına medyaya haber olarak servis edilmiş. 

Bozkurtlar bütün engelleri aşa aşa üzerinize geliyor. Hatta 19 Haziran 2016 günü olağanüstü tüzük kurultayını ezici bir çoğunlukla gerçekleştirmişler ve bütün ceberrut yetkileriniz elinizden alınmış! 

Ne yaparsınız? 

Financial Times bile Türkiye’nin her yerinde Meral Akşener rüzgarının estiğini, halkın dalga dalga Meral Akşener’e koştuğunu ve öyle bir sevgi seli ki, önünde kimsenin duramayacağını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bile Meral Akşener’den çok korktuğunu yazmış. 

Bir satır bile sizden bahsetmemiş!Bahçeli’nin B’sini yazmamış.  Karizma çizilmiş. Bu durumu kabullenir misiniz? 

Koca “Reyiz” bile Akşener’den bu denli korktuğuna göre, ne yapacaksınız?!.. 

Parti içerisinde her söylediğinizi kayıtsız şartsız tasdik eden bir elin parmaklarının yarısı kadar “evet efendim” diyen bir koro var. 

Koro bazen vücut dilinizi yanlış okuyup, kamuoyunu yanlış bilgilendirse bile “10 Temmuz Bahçeli sözü!” ve “Meclis’te referanduma evet, meydanlarda hayır!” gibi abuk subuk laflar etse bile, onu düzeltmek bir salıya bakar! 

Nasıl olsa kimse söylediklerimden bir şey anlamıyor diye, bir salı başkanlık için referandum çağrısında bulunup, bir salı da idam için dünden beriye hazırız demez misiniz? Allah ömür verdiği sürece bütün salı günleri sizin! Gelecek salı da başka bir şeyi ortaya atmayı düşünmez misiniz?! 

Bahçeli olmak zor iş!.. 

Böyle bir Bahçeli profili ile Türkiye, Erdoğan’ın ve AKP Hükümeti’nin tasallutu altına mı girmiştir? 

Bahçeli eliyle diktatörlüğe mi sürükleniyoruz?!.. 




Yorum bırakın