Zalim iktidarların zulmünü artırdığı dönemlerde, bakınız Başbuğ Türkeş zalimlere nasıl bir uyarıda bulunmuş?
“İşkenceyi kendileri için bir yol seçenlere,vatandaşın ekmeğine el uzatanlara,hakkı hukuku çiğneyenlere bir başlangıç uyarısıdır. Gerekirse 45 milyonu da meydanlardan yürüteceğiz! “
http://bit.ly/1TJlvCE
Başbuğ Türkeş’in haykırdığı dönemde Türkiye’nin nüfusunun 45 milyon olduğu gözardı edilmemelidir.
Merhum Başbuğumuz bugün yaşamış olsaydı, AKP Hükümeti’nin CIA ile birlikte Millî Ordu’ya yaptığı kumpasa, bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK ile “çözüm” işbirliğine, yolsuzluğa,yoksulluğa,yalana ve talana karşı 80 milyonu meydanlardan yürütürdü!..
AKP Hükümeti, CIA ile birlikte TSK’yı nasıl kafeslemiş?!.. Lütfen bakınız…
CIA AJANI HENRİ BARKEY’İN BÜYÜK İTİRAFI : “AKP İLE ANLAŞARAK TSK’YI KAFESLEDİK!”
http://bit.ly/1PUoEwK
O sesi çok özlüyoruz!..
Yıllardır “Devletin başına Devlet gelecek! ” sloganlarıyla avunduk!..
Ülkücü Hareket, “DEVLETİN BAŞINA DEVLET GELECEK! ” dediyse de Devlet, Devletin başına gelmek istemedi.
Kendisi devletin başına gelmedi ama Türkiye’nin başına AKP’yi musallat etmeyi başarabildi.
AKP hükümeti ne zaman sıkıştıysa, onun imdadına yetişti!
Seçim meydanlarında, grup kürsülerinde BOP’u ve BOP Eşbaşkanı’nı yerden yere vurdu ama küresel terör odağı BOP ve BOP Eşbaşkanlığı konusunun araştırılması için TBMM’de bîr önerge dahi verdirmedi.
Neden verdirmedi diyorum?!.. Çünkü mevcut partiler yasasına göre siyasi parti liderleri neredeyse bir sultan gibi. Genel Başkan’ın izni olmadan milletin seçtiği vekil,milletin meclisinde “önerge mönerge” vermek bir yana aklından dahi geçiremez.
Mevcut siyasi partiler yasası ile Türkiye’de liderler kutsanmış durumda!
Maalesef partiler de tapınak haline geldi.
Türkiye’nin sorunları için değil, kendileri için çözüm üreten tuhaf bir yapı ortaya çıktı.
Halk fakirleşti . On milyonlarca insan açlık sınırının altında yaşıyor. Sessiz, kimsesiz ve çaresiz!
Esnaf, tüccar ve müteşebbis konumundaki işletmelerin ekseriyeti iflâs etti. Gelir elde etmedikleri halde işletmelerinin faaliyette kalması için borç harç direnen işletmeler de vergi yükü altında eziliyor.
Rüşvet, kara para, yolsuzluk ve suistimal ile haram havuzu oluşturanlar yedi yıldızlı saltanatlarına devam ederken, diğer taraftan bir yüzük ile siyasete girenlerin debdebeli saray masraflarının karşılanması da halkın sırtında!
Elektrik ve su faturaları,çarşı-pazar, ulaşım giderleri ve konut kiraları aldı başını gidiyor!
Bir Bolu beyi var, halka zulmediyor, asıyor kesiyor ve harami bir düzen kurulmuş!
Büyük Türk Milleti’nin ümidi olan MHP’nin başındaki liderin salı gününden salı gününe sesi çıkıyor. Onda da bağırıp çağırdığı için halk ne dedigini anlamıyor!
Zulümlere, işkencelere ve halkın ekmeğine el uzatanlara karşı, BAŞBUĞ TÜRKEŞ, “GEREKİRSE 45 MİLYONU DA MEYDANLARDAN YÜRÜTECEĞİZ” demişti!
Ülkenin nüfusu neredeyse 80 milyon oldu. Yolsuzluk, yoksulluk, adaletsizlik, yalan, talan ve vatana ihanet almış başını gidiyor.
Bütün bu olanlara karşı, BAHÇELİ NE DİYOR?

