Sayın Devlet Bahçeli’nin Erdoğan’ın ve AKP Hükümeti’nin paralelinde adım atacağı belliydi.
Çünkü aylar önce Parti Okulu’nun sertifika töreninde, “AKP Hükümeti’ne fiili destek veriyoruz “ itirafında bulunan Sayın Bahçeli, mümkün olduğu takdirde AKP Hükümeti’ne verdikleri fiili desteği hukukileştirmek istediklerini de ifade etmişti.
Dünyada eşi ve benzeri var mı bilemiyorum ama bir siyasi parti iktidar olmak istemediği için iktidarda olan bir başka siyasi partiye fiili destek verdiğini itiraf ediyor.
Sayın Bahçeli, AKP Hükümeti’ne verdiği siyasi desteği nasıl hukukileştirmek istediğini, oradan buradan toplama olmayan ve bütün hayatını davasına vakfetmiş MHP’ye oy veren Ülkücüler’e nasıl anlatacak?
Sayın Bahçeli, MHP’nin yetkili kurullarında konuşulmadan ve tartışılmadan OHAL uygulamasının hayırlı olacağına karar vermiş olacak ki, inşallah hayırlı olur!..
AKP’lilerden önce OHAL kararına destek olacağını açıkladı.
Ülkücüler, her zaman “kanun – nizam hakimiyeti” olarak ifade ettiği hukukun yanında olmuştur.
Ülkücüler’in darbeyi veyahut darbe teşebbüsünü alkışlaması mümkün değildir.
Tek alkışladığımız, Kürşad’ın 40 Türk yiğidiyle Çin Sarayı’nı basması!
Bir gerçeğin altını çizmek istiyorum.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, canımızın, malımızın, ırzımızın ve namusumuzun, dinimizin, milliyetimizin ve mukaddesatımızın teminatı olan, Büyük Türk Milleti’nin gözbebeği ve Peygamber Ocağı olarak bağrına bastığı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin manevi şahsiyeti tahkir edilmekte ve Büyük Türk Milleti’nin Milli Ordusu zayıflatılmakta ve zaafa uğratılmaktadır.
Sayın Devlet Bahçeli 12 Eylül 1980 darbesinde çile çekmediği için hiçbir şey bilemez.
Suçsuz yere ölümü bile korkuturcasına yiğitçe idam sehpasına gidenler, işkencelerde kan kusturulanlar ve akılları zorlayacak binbir türlü işkenceye tabi tutulan Ülkücüler, 12 Eylül’de yapılan bütün yanlışlara rağmen Türk Ordusu’nun manevi şahsiyetini tahkir etmedi.
Darbe elbette suçtur!
Buna karışanlar, önünde arkasında kim varsa ortaya çıkarılmalı ve bağımsız Türk Yargısı’nca yargılanmalıdır. Suçlu olanlar hak ettikleri en ağır cezalara da çarptırılmalıdır.
Ancak bütün bunlar yapılırken, hukukun içinde kalınmalı.
Kışlaların önüne halkı yığmak ve Türk Ordusu aleyhine slogan attırmak nasıl bir duygu durumudur?
“Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız!” diye başlar Harbiye Marşı!..
Demirden dağları eriterek Ergenekon’dan çıkan Büyük Türk Milleti’nin Ordusu, kışlaların önüne yığılan iş makinalarını aşamaz mı sanılıyor?
Türk Ordusu, hiyerarşik olarak Genel Kurmay Başkanı’ndan en alt rütbeye kadar hukukun içinde olduğunu ispatladığı halde, bu manevi linç girişimi niye?
Sahi Bahçeli’nin derdi ne?
Türk Silahlı Kuvvetleri tasfiye edilsin mi istiyor?

