“25 Aralık 2000 tarihinde (dönemin) İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, yolsuzluklardan ve Tapınak Şövalyelerinden bahsetmişti. Beş ay sonra ekonomik kriz olmuş, medya el değiştirmiş, bazı bankalar da batmıştı. İlerleyen zaman diliminde Tapınak Şövalyeleri hakkında yazılar çıkmış, kitaplar yayınlanmıştı. Hatta, bazı televizyon dizilerinde de konu işlenmiş ve uzun süre gündemde kalmıştı.” (1) – https://manevrayeni.wordpress.com

Tapınak Şövalyeleri’nin Muhsin Yazıcıoğlu suikastinde ve Araştırmacı Gazeteci – Yazar Aytunç Altındal’ın ölümünde birinci derecede sorumlu olduğu bilinmektedir.

Hatta Aytunç Altındal’ın arkadaşının iddiasına göre, “Aytunç İstanbul’da değil, Lozan’da zehirlendi. Kendisinin, Türkiye üzerine oynanan çeşitli planları araştırmasından rahatsızlık duyan ülkeler ve gizli servisler vardı. Aytunç, Lozan, Montrö ve Nişantaşı’nda hep aynı kafelere gidiyordu. Eşi sürekli kendisini farklı yerlere gitmesi konusunda uyarıyordu. Çünkü 5 yıldan beri tehditler alıyordu. Aytunç’un evi de yıllardan beri üzerinde çalıştığı ve araştırmasını yaptığı Lozan’da bulunan Tapınak Şövalyeleri’nin karargahının çok yakınındaydı. Bir gün bana ‘Benim yemeğime kanser yapıcı madde kattılar’ dedi. Bu maddenin Polonyum 213 olduğunu düşünüyorum. Yani arkasında hiçbir iz bırakmayan bir zehir. Otopside de çıkmıyor. Verildiği kişiyi kanser yapıp kısa süre içinde öldürüyor. Polonyum 213’ü Aytunç’un yemeğine katanın Tapınak Şövalyeleri’nin ölüm timi olduğuna inanıyorum.”

Bahçeli’nin kendisini genel başkan seçen Ülkücü İrade’yi tanımaması, MHP Teşkilatları’na yapılan operasyonlar ve en son 19 Haziran’da gerçekleştirilen tüzük kurultayı ile ilgili parti avukatının “yargıya gitmeyeceğiz” twitter mesajına rağmen, koşa koşa yargıya gitmeleri düşündürücü değil mi?

Bahçeli’nin grup toplantısı çıkışında gazetecilere “sürprizler olacak” dediği, acaba bir “üst akıl”  marifetiyle Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kongre evrakları ve tüzük kurultayı ile ilgili bir dosya olmaksızın, kafadan ihtiyati tedbir kararı alması işi mi Bahçeli için olacak olan sürprizlerdir?

Tapınak Şövalyeleri MHP’de bir lider değişimi istemediği için, Ülkücü İrade’nin önüne yargıyı da alet ederek bir set mi çekilmek istenmektedir?

Mahkemeleri amacı dışında işler ile uğraştıranlar iyi bilsinler ki, demirden dağları eriten Büyük Türk Milleti, bu oyunu da bozacaktır!

Ülkücü Hareket, “Oyunu Bozacağız!” diyenlerin oyuncu olduğunun farkındadır!

Ülkücü Hareket’in önüne engeller çıkardığını zannedenler, bir şeyi gözardı ediyorlar.  Demokratik ve hukuki yollar tıkanırsa ne olur biliyor musunuz?

Bu sefer milyonlarca ülkücü Beştepe’de ve Balgat’da hak arama yolunu seçerlerse, olabilecek olanları tasavvur bile etmek istemiyorum.

Tapınak Şövalyeleri’nin ne istediği değil, milyonlarca Ülkücü’nün neler yapabileceği iyi hesaba katılmalıdır.

Ülkücüler, MHP’nin başında Ülkücü İrade’ye saygı duymayan ve MHP Teşkilatları’na operasyon yapan bir yönetim istemiyor.

Ülkücüler MHP’yi Başbuğ Türkeş’in ve şehitlerin emaneti olarak gördüğü için, bu emanete sahip çıkmak istiyor!

Ülkücü Hareket, prangaları kırmıştır.

Ülkücü İrade, Bahçeli yönetiminden kurtulmak istemektedir.

Ülkücüler, AKP’ye fiili destek verdiğini itiraf eden Bahçeli’yi ve gölgelerini MHP yönetiminde istemiyor.





Yorum bırakın