MHP TEŞKİLATLARINA KİLİT VURANLAR, ÜLKÜCÜ ŞEHİTLERİ İSTİSMAR EDEMEZ!

Adına ister “tükenmişlik sendromu”, isterse egosuna esir olmuşların ayak diretmesi deyiniz, Ülkücü Hareket’in iradesine saygı duymayanları Kızılcahamam’daki “Ülkücü Şehitler Anıtı” kurtaramaz.

Kendilerini çok önemli görenler, kafasının üstüne dikilmiş de, o pozisyonda bile Ülkücü İrade’ye meydan okumaya devam etmektedir.

15 Mayıs günü Saray’ın, AKP’nin adaleti tartışmalı adalet bakanının, polisin ve tomaların arkasına sığındığınızı ne çabuk unuttunuz!..

O gün tomaların önünde kutsal ülküsü için saatlerce sıcağın altında yiğitçe duran on binler var iken, bir kısmının da kurultay bölgesine girişine izin verilmeyenlerle birlikte sayısı yüz bine yaklaşan Ülkücü Hareket var iken, MHP Genel Merkezi’nin önünde kaç kişi vardı?

“Çuko” lakabıyla bilinen bir kişi ve bayrak sallayan bir emektar!.. Toplam 100-150 kişi.

Aynaya bakıp, biz bu hale nasıl düştük diye kendi kendinize sordunuz mu?!..

Yüzde birlik bile bir desteğiniz kalmamışken, esip gürlemek te neyin nesi?

Tek başına “Ülkücü Şehitler Anıtı” yetmez, Şehit Ruhi Kılıçkıran’dan başlayıp en son şehidimiz Fırat Çakıroğlu’na kadar bütün şehitlerimizin mezarlarının başına gidip, “biz sizin uğruna şehit olduğunuz kutsal ülkü ocakları’nı kapattık. MHP teşkilatlarına aynen ihtilal dönemlerindeki gibi AKP’nin Valileri eliyle kilit vurduk ve Ülkücüler’i polis zoruyla dışarıya attırdık.” diyebilecek bir erdeme sahip misiniz?

En son şehidimiz Fırat Çakıroğlu’nun cenaze törenine katıldınız mı?

Sözüm odur ki, MHP TEŞKİLATLARINA KİLİT VURANLAR, ÜLKÜCÜ ŞEHİTLERİ İSTİSMAR EDEMEZ!


Yorum bırakın