Eğri oturup doğru konuşmak lazım!
Anlaşılan odur ki, Saray’ın ve ona biat edenlerin şuur altında, Başbakanlık Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olurken Davutoğlu’na emanet ettiği bir makamdır.
Halbuki Başbakanlık makamı dahil bütün makamların sahibi Büyük Türk Milleti’dir!
Sorgulamayan, Anayasa’yı ve yasaları hiçe sayan zihniyetin biat kültürüne göre anormal olan bir şey yoktur.
Teşbihte hata olmasın ama Başbakan Davutoğlu, gözünün yaşına bakılmaksızın harcanmıştır.
Davutoğlu basın toplantısında yaptığı veda konuşmasında Erdoğan’ın beyanlarının aksine, iradesi dışında bir gelişme olduğunu ve bu duruma mecbur bırakıldığını söyledi.
Acaba Saray, Sayın Davutoğlu’nu nasıl mecbur etmiştir?
Saray ile Davutoğlu arasında bazı fikir ayrılıkları ve içten içe bir çekişme olduğu doğrudur. Ancak bardağı taşıran ve Davutoğlu’nun hukuksuz bir şekilde, sosyal medyada ve basında ifade edildiği gibi “dostmodern” Saray darbesi ile devrilmesinin gerçek nedeni Saray’ın Meral Akşener korkusudur.
Akşener, Üstad SPak’ın da ifade ettiği gibi “gümüş rüzgar” olmuş, Türkiye’yi ayağa kaldırmış ve öyle bir dip dalgası oluşturmuş ki, bu dip dalgası sadece Bahçeli’yi değil Saray’ı da silip süpürecektir.
Meral Akşener, Türkiye’nin yeni umudu olmuştur!
AKŞENER KORKUSU, SARAY’A “DOSTMODERN” DARBE YAPTIRMIŞTIR!

