HARAMİ TAKTİĞİ İLE SONUÇ ALINABİLECEĞİNİ Mİ DÜŞÜNÜYORLAR?

Türk kamuoyu “Paralel” mefhumunu 17-25 Aralık büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarından sonra duydu.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekasına karşı güç birliği yapan iktidar ortakları, birden bire karşı karşıya geldiler.

17-25 Aralık operasyonlarının yapılmasına sebep olan çetenin “Number One” olarak anılan lideri henüz yakalanıp yargı önüne çıkarılmadan, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan kendilerine, hükümetlerine ve partisine karşı 17 – 25 Aralık’ta bir darbe teşebbüsünde bulunulduğunu ve darbeye teşebbüs edenlerin bu gün “FETÖ”  olarak anılan “paralel yapı” olduğunu söyledi.

Herkes bir şaşkınlık yaşadı!..

Erdoğan’ın Yargıtay’da çöken sözde “Ergenekon” iddiasının ve davasının da savcısı olduğunu söylemiş olması, bu türden iddialara temkinli yaklaşmamızı gerektiriyor.

Türkiye’de devlette paralel bir yapı olduğu ve bu yapının oluşmasında AKP hükümetinin ve dönemin başbakanının dahli olduğunu söylemiş olsak yanlış olmaz.

Çünkü 17-25 Aralık sonrası, paralel olarak ilan edilen yapıya hitaben, “ne istediniz de vermedik?”  diyen de “Valilere PKK’ya operasyon yapılmaması için talimat verdik” diyen de dönemin başbakanı olan aynı şahsiyettir!.

Bir “paralel” furyasıdır gidiyor.

Esasta kamuoyu “paralel” gündemi ile meşgul edilirken, ülke içler acısı duruma düşürülmüştür.

Askerimize, polisimize ve korucularımıza ölüm tuzakları kurulurken, bu devletin hükümeti ve istihbaratı neredeydi?

Valileri, kaymakamları ve kolluk kuvvetleri neredeydi?

Paralel denilenler ile iktidarı paylaşan, onların sinsice kadrolaşmasına ve pervasızca uygulamalarına seyirci olan, hukuki tabirle devlette paralel bir yapının oluşmasına yardım ve yataklık edenler kimlerdi?

Sıkışan “paralel”e sarılıyor!..

Bahçeli yönetimi seçimlerde yenilmiş ve başarısız olmuş, MHP’nin üst kurul delegeleri olağanüstü kurultay istiyor diye, vay “sizi gidi paralel uşakları sizi” diyerek “paralel”e sarılmadı mı?!..

Bir feryat, figan! ..

Paralel yapı MHP’yi ele geçirecekmiş..

Önce bütün genel başkan adaylarını isim zikretmeksizin topluca paralel olarak suçladılar.

Sonra baktılar Meral Akşener her gittiği yerde büyük bir sevgi seli ile karşılanıyor.

Olsa olsa bizim rakibimiz Meral Akşener olur diye düşünmüş olmalılar ki, onun üzerinden paralel tartışması başlattılar.

Hızını alamamış olacaklar ki, şimdi de Akşener’i sözde “Dev-Sol Militanı” ile ilişkilendirdiler.

Bahçeli ve ekibi bilmez mi ki, Erdoğan’ın başlattığı sözde “çözüm süreci” boyunca AKP hükümeti, PKK – HDP bloğu ve malum cemaat aynı safta kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı birlikte aynı cephedeydi.

Bahçeli ve ekibi, haramilerin başlattığı “paralel” taktiği ile sonuç alınabileceğini mi düşünüyor?

Meral Akşener ismi Türkiye’de yeni bir umut olmuştur.
  Bunu neden görmek istemiyorlar?

Ülkücü Hareket haramilerin saltanatını yıkacak diye feryat etmek, MHP’nin iktidarının önünü kesmek Bahçeli yönetimine mi düştü?


Yorum bırakın