Bahçeli ve akildaneleri çok tehlikeli sularda yol almaya devam ederken, Ülkücü Hareket’in de sabrı taşmak üzeredir.

MHP Genel Başkan adayı Meral Akşener için MHP Genel Merkezi’nin inceleme başlatması Ülkücüler’i tahrik strajesidir.

Hukuki dayanaktan yoksun bu durum kabul edilemez.

Ülkücü Hareket, hukukun üstünlüğüne inanmakla birlikte yenilmiş ve başarısız olmuş olanların acemice kurguladığı basit oyuna gelmeyecektir.

Onlarda daha çok kaybetme korkusu olacak ama biz vakur duruşumuzdan taviz vermeyeceğiz!

Büyük Türk Milleti, Başbuğ Alparslan Türkeş’in vefatına çok üzüldüğü, onun cenaze töreninde yerin göğün ağladığına şahit olduğu için ona vefa için MHP’ye teveccüh gösterdi ve MHP’ye iktidar yolunu araladı.

Gel gör ki, Ülkücüler “Devletin başına Devlet gelecek!” diye slogan attığı halde, MHP’nin Genel Başkanı olan Devlet Bahçeli devletin başına gelmedi.

Uzun uzun anlatacak değilim. Herkes biliyor!..

57. hükümetin başbakanı olması gerekirken, o hükümetin başbakan yardımcısı oldu.

78 Milyon, hep bir ağızdan “Devletin başına Devlet gelecek!” dese de Devlet Bahçeli, devletin başına gelmez!

Onun bir görevi var, MHP’yi ve Türk Milliyetçileri’ni frenlemek ve MHP’yi dönüştürmek, milli refleksleri yok etmek ve Başbuğ Alparslan Türkeş’in izlerini partiden silmek!

Ülkücüler’in gönüllerini kırmak, onları partiden uzaklaştırmak için yapmadığı kalmadı.

Hangisini anlatayım?!..

Başbuğ Alparslan Türkeş, tabutluklarda ve bir çok cephede verdiği mücadele ile milyonların gönüllerine girdi ve öylece büyüdü.

Fotoğraf stüdyolarında yaptırılan dev boyutlu resimler ile büyük dava adamı olunmuyor!

Devlet Bahçeli’yi Ülkücü İrade seçti ama Devlet Bahçeli şimdi ne o iradeye saygı duyuyor, ne de mahkeme kararına!

Yıllardır bütün seçimleri kaybeden, yenilmiş ve başarısız olmuş Devlet Bahçeli’ye partinin sahibi olan Ülkücü İrade, “olağanüstü kurultayı toplayalım. Bakalım neden başarısız olduk?” diye sorma hakkına sahip değil mi?

Bahçeli, 8-9 Mayıs’ta yapılacak olan olağanüstü kurultaya katılır mı katılmaz mı, aday olur mu olmaz mı bilemem ama aday olduğu takdirde genel başkan seçilemeyeceğini bildiği için, “partiyi paralelciler ele geçirdi” iftirasıyla MHP’yi sözde terör örgütü olarak anılan birileri ile ilişkilendirmek istiyor.

Çamlıca’daki bir şahsı soruşturma için alıp gelemeyen taife ile Ülkücü Hareket’i birlikte anmak, MHP’yi onların ele geçireceğini söylemek, Ülkücüler’e ve MHP’ye yapılacak en büyük zulümdür.

Elinde belge, bilgi var ise, bu belge ve bilgilerin verileceği yer Cumhuriyet Savcılığı’dır!

İddia sahibi, iddiasını ispatla mükelleftir.

Eğer iddiasını ispat edemiyorsa müfteridir!

İnsanın aklına gelmiyor da değil, acaba Devlet Bahçeli’nin içinde bulunduğu psikoloji “benim olmayanı kimselere yâr etmem” durumu mudur?

BAHÇELİ MHP’Yİ KAPATTIRMAK MI İSTİYOR?


Yorum bırakın