DEVLET BAHÇELİ’Yİ MHP’NİN BAŞINDA KİM TUTUYOR?

Ülkücü Hareket, ateş çemberinden geçmiş, diğer bir ifadeyle ateşle imtihan olmuş, Atatürk’ün Türk Gençliğine Hitabesi’ne müdrik, hasbi, kadirşinas, saygı ve sevgiyle yoğurulmuş imanlı ve heyecanlı ülkü sevdalılarının oluşturduğu büyük bir harekettir.

Devlet Bahçeli ve yol arkadaşları, kendilerini bulundukları makamlara seçen Ülkücü İrade’yi tanımadıkları ve saygı duymadıkları halde “ÜLKÜCÜLER GEREĞİNİ YAPACAK” demişler.

Beyler, “ÜLKÜCÜLER GEREĞİNİ YAPACAK” değil, Ülkücüler gereğini zaten yapıyor!
Her zaman da yapacaktır.

Mazisi şan ve şerefle dolu, SSCB’deki kızıl komünist diktatörlüğün yıkılmasında da dahli bulunan, bu günkü Rusya’nın bile “BOZKURTLAR” olarak andığı ve korkulu rüyası olan Ülkücüler, yenilmiş adamların hikayesini dinlemezler.

Ülkücü Hareket, 18-19 senedir hiç bir şey yapamayanların, gelecek iki yıl içerisinde de bir şey yapamayacağını tahmin ettikleri için,ülkenin içinde bulunduğu durum ve seçimlerdeki başarısızlıkları da gerekçe göstererek olağanüstü kurultayın toplanmasını istemiştir.

MHP Genel Merkezi ise bu talebin yerine getirilebilmesi için tüzüğün gereği olan sayıda delegenin imzası olmalı demiş…

Ülkücü İrade, o sayının iki katından fazla 548 imzalı dilekçeyi avukatları ve noter aracılığıyla MHP Genel Merkezi’ne teslim etmiştir.

Bu sefer delegelerin tümü imza verse bile olağanüstü kurultay talebini yerine getirmeyeceklerini, kurultayın 2018 yılında ve olağan süresinde toplanacağını belirterek, Ülkücü İrade’ye mahkemeye gidin demişlerdir.

Diğer taraftan hiç zaman kaybetmeden imza veren MHP teşkilatlarına operasyon başlatılmıştır.

AKP Hükümeti’nin Valilerine resmi yazı yazarak MHP teşkilatlarına kilit vurulmasını, MHP İl Başkanlarının ve yönetimlerinin aynen ihtilal dönemlerindeki gibi despotça görevden uzaklaştırılmasını istemişlerdir.

Sadece gözaltı ve tutuklama olmamıştır!

Ülkücü İrade, olağanüstü kurultay talebini ve gerekçelerini ihtiva eden dilekçeyi mahkemeye sunmuş ve mahkeme talebi yerinde bularak davayı kabul etmiştir.

Hukuki süreç tamamlanmış ve ilgili mahkeme 8 Nisan’da kararını açıklamış ve olağanüstü kurultayın toplanmasına hükmetmiştir.

Mahkeme’den çıkan kararın şokuyla ne diyeceklerini şaşırmışlar, bir taraftan mahkemenin kararına saygı duyduklarını ve Yargıtay’a gideceklerini ifade ederken, diğer taraftan da “kolay kolay partiyi teslim etmeyiz” gibi hezeyanlarda bulunmuşlardır.

Beyler, Ülkücüler’in partisini mi Ülkücüler’e teslim etmeyeceksiniz?!..

ÜLKÜCÜLER , KENDİLERİNİ ÜLKÜCÜ HAREKET’İN İRADESİNİN ÜSTÜNDE GÖREN, NEFİSLERİNİN TUZAĞINA DÜŞMÜŞ GURUR VE KİBİR ABİDESİ GİBİ DURANLARA KARŞI AYAĞA KALKMIŞTIR.

Bunu halen anlamadınız mı?!..

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bekası büyük bir tehdit altında iken ve MHP, Büyük Türk Milleti için yegane ümit iken, Devlet Bahçeli ve ekibine değil iki yıl, iki dakika dahi veremeyiz.

Size iki yıl daha verelim de Oslo ihanet çetesinin yarım kalan işlerinin tamamlanmasına nezaret edin öyle mi?!..

MHP’yi Ülkücüler yönetmiş olsaydı, bukalemunun renk değiştirmesi gibi ad değiştiren sözde “çözüm” denilen illet ve vatana ihanet süreci başlayabilir miydi?

Gök kubbe Oslo ihanet çetesinin başına anında yıkılmaz mıydı?

Büyük Türk Milleti’nin gözbebeği ve milli gururumuz Türk Silahlı Kuvvetleri’ne kumpas kurulur muydu?

Kozmik odalara girilebilir miydi?

Ülkücüler’in sorgulaması gereken husus :

BAHÇELİ ÜLKÜCÜ İRADE’Yİ TANIMIYORSA, ONU MHP’NİN BAŞINDA TUTMAK İSTEYEN HANGİ İRADEDİR?


Yorum bırakın