Ülke 15 yılda yangın yerine döndü. Bütün doğrular yanlış oldu.
Argo tabirle, “ülkenin çivisi çıktı”!..
Hiç kimse üzerine sorumluluk almıyor.
Anayasa Mahkemesi’nin kararını tartışma konusu yapan, kendisini Anayasa’nın ve TC Kanunları’nın üstünde gören, parlamento için” bekleme odasında ” diyen, Büyük Türk Milleti adına görev yapan Anayasa Mahkemesi’nin kararları üzerinden kendisine siyasi bir polemik konusu çıkaran bir Cumhurbaşkanımız var.
Geçmişte ” Anayasa’yı tanımıyorum! ” demiş olan bir İçişleri Bakanımız var!
Anayasa ve yasalar, ülkeyi yönetenler tarafından tartışma konusu yapılırsa, ortak değerimiz Anayasa’ya ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kanunlarına devleti yönetenler uymazsa, Anayasa ve yasalara uymamayı alışkanlık haline getirirlerse, ne olur bu ülkenin hali?
“Çözüm” adlı illet sayesinde ülkenin bir bölgesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı ayaklanmanın altyapısı oluşturuldu.
Dönemin Başbakanı, valilere PKK’ya operasyon yapılmaması için talimat verdiklerini canlı bir televizyon kanalında, milyonların huzurunda açıkça itiraf etmedi mi?!..
Ölüm tuzaklarının kurulduğu bölgede PKK’lı teröristlerin silah stokladıklarını bildiklerini söylemedi mi?
Bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK’ya operasyon yapılmamasını sağlamak, silah stokladığını bildiği halde görmezden gelmek ve ölüm tuzaklarının kurulmasına sebep olmak, kanunlarımıza göre yardım ve yataklık fiilini oluşturmuyor mu?!..
Ankara’da, İstanbul’da veya vatanın herhangi bir bölgesinde, beldesinde patlayan bombalardan, vatandaşların can ve mal güvenliğinden bu hükümet sorumlu değil mi?
PKK’nın finans kaynakları, paravan şirketleri, içeride- dışarıda kayıtlı kayıtsız ticari faaliyetleri için AKP Hükümeti’nin bir operasyon yaptığını duyan var mı?
Vatandaş feryat ediyor, hep bir ağızdan “ÇÖZÜM”ÜN BATSIN AKP! diyor…
Bütün bu olanların sorumluları olarak, CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN VE AKP HÜKÜMETİ İSTİFA ETMEYİ DÜŞÜNÜYOR MU?

