DİSK Genel Kurulu’nda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu’nun şahsında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a koro halinde “katil,hırsız” şeklinde hakaretler edildi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, sanki kendisine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “şartlı refleks” ile hakaret ettirilmek için DİSK Genel Kurulu’na davet edilmiş !
Her neyse, bu konuya neden girdim?!..
Bu müessif olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı hemen harekete geçti ve derhal soruşturma başlattı.
Yapması gerekeni yaptı. Kendilerini kutlarım!
Peki aynı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bir televizyonun canlı yayınında milyonların gözü önünde, PKK’nın silah stokladığını bildiklerini belirterek, bütün bunlara rağmen “Valilere PKK’ya operasyon yapılmaması için talimat verdik ” diyen yetkili için neden soruşturma başlatmamıştır?
Bu fiil, bölücü Ermeni narko-terör örgütü PKK’ya yardım ve yataklık veyahut “VATANA İHANET” şuçu kapsamında değil midir?
Her gün evlere ocaklara düşen şehit ateşinin, ölüm tuzaklarının ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne başkaldırının müsebbibi kimdir?
PKK’nın silah stokladığını, ölüm tuzakları kurduğunu ve YPG adıyla gençlik yapılanması yaptığını bildiği halde görmezden gelen, bölgede görev yapan Valilere “PKK’ya operasyon yapmayın ” talimatı vererek, askeri kışlaya, polisi karakola hapseden kimdir ?
Diğer taraftan da CIA ile birlikte Milli Ordu’muz kafese alınmış, sahte deliller üretilerek Büyük Türk Milleti için “Peygamber Ocağı” olan Türk Silahlı Kuvvetleri’miz itibarsızlaştırılmak istenmiştir.
Lütfen bakınız:
CIA AJANI HENRİ BARKEY’İN BÜYÜK İTİRAFI : “AKP İLE ANLAŞARAK TSK’YI KAFESLEDİK!”
http://bit.ly/1PUoEwK
PKK’lı hainlerden gizli tanıklar yapılarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 26.Genel Kurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ dahil olmak üzere Türk Ordusu’nun kıymetli komutanları tutuklanmadı mı?
Onurlu Türk subayı Yarbay Ali Tatar, atılan iftiralara ve yapılan manevi işkencelere dayanamadığı için intihar etmedi mi?
Hangi birini sayayım?!
Eğri oturup doğru konuşalım. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nı ve diğer Cumhuriyet Savcıları’mızı tenzih ederim ama bu iki olayı karşılaştıran kamu vicdanı “Külliye’nin mi Cumhuriyetin mi Savcısı’sınız? ” diye sorsa abes mi olur?!..

