SEÇSİS düzenekli hileli – hurdalı seçimle Türkiye’nin yönetimine seçilip “Türk değilim” diyen kimliksiz ve zayıf karakterli figüranlar, seçim meydanlarında halka neredeyse yıldızları vaadetmişler ama halkı açlığa, yokluğa, yoksulluğa ve cinnete mahkum etmişlerdir.
Sirkteki bir cambaz edasıyla önce paradan sıfır atılmış, sonra Büyük Türk Milleti’ne ait bütün değer yargıları ya istismar edilmiş, ya da tamamen sıfırlanmıştır.
Allah aşkına milli vicdanlarımızda muhakeme edelim. Sıfır atılmadan önceki para mı , yoksa sıfır atıldıktan sonraki para mı tüketici için satın alma gücü yönünden kaliteli ve değerlidir?
Fakirleştirdikleri halkı sadaka kültürüne alıştırarak herşeye razı hale getirdiler. Sonra bu fakirleştirdikleri halkın sırtından yedi yıldızlı saltanatı, havada ve karada kendileri için hak gördüler.
Para ve menfaat için herşeyi yapan, insani, İslami, milli ve manevi değerleri sıfırlayan acayip bir mahlûkat topluluğu ile karşı karşıya olduğumuzu gözardı etmeyelim.
Büyük Türk Milleti’ne ait bütün değer yargıları ayaklar altına alındı.
Yoksa “din-iman” kisvesiyle tuzağa mı düşürüldük?

